Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
60 / Tebük Seferi kabul buyurdu. Zirâ Allah Teâlâ kullarının tevbelerini kabul etmekle kullarına merhamet buyurucudur.»42 42. Tevbe sûresi, 118 43. Tevriye; Uzak yakın iki mânâya ihtimali olan bir lâfzı zikredip muhataba yaktn mânâyı ilham ederek mütekellimin uzak mânâyı kasdetmesidir. Ka’b İbn-i Mâlik -radıyallahu anh- der ki: Ben Tebük gazâsından başka Rasûlullah -sallal lahu aleyhi ve sellem-’in gazalarının hiç birinden geri kalmadım. Gerçi Bedir gazâsında bulunamadım. Fakat Rasûlullah Bedir gazâsından geri kalanlardan hiç birini azarlamadı. Şüphesiz ki, Bedir seferine Kureyş kervanını karşılamak maksadıyle çıkılmıştı. Fakat Cenâb-ı Hak müslümanlarla düşmanlarını vakitsiz olarak karşılaştırdı. Halbuki ben akabe bey’atinde hazır bulundum. Benim için Bedir’de hazır bulunmak Akabe’de hazır bulunmak derecesinde sevimli değildir. Her ne kadar Bedir gazâsı halk arasındaAkabe bey’atinden çok anılır ise de.. Benim Tebük seferinden geri kalışıma gelince: Hakîkaten ben o gazadan tahallüf ettiğim sıradaki kadar hiç bir zaman öylesine kuvvet ve suhûleti hâiz olmamıştım. Vallahi Tebük seferinden önce hiç bir va kit yanımda iki deve bir arada cem olmamıştı. O gazâ sırasında iki devem var idi. Bir de Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in âdet-i seniyyeleri bir gazâya gitmek isteyince tevriyeli43 bir ifade ile maksadının hilâfını ifham etmekti. Bu suretle hareket edeceği ciheti gizlerdi.

