Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Fahreddin Râzî ve Necmüddînd Kübrâ Büyük âlim Fahreddin Râzî (r.aleyh), Hicaz’a giderken, bir memlekete uğrar. O memleketin büyüğü-küçüğü herkes kendisi ni ziyarete gelir. Kendisini karşılayanlara bakarak: - Bizi ziyarete gelmeyen kaldı mı? - Efendim! Bir yaşlı kadın dışında sizin teşrifinizi duyan hemen herkes geldi. - Bizi bilmeyen biri olduğundan mı gelmedi? - Yok efendim, bilir. Fahreddin Râzî, öyleyse biz kendisine gidelim, der ve hep beraber kadının yanına giderler. Kadının yanına vardıklarında Fahreddin Râzî, kadına: "Hâlık-ı Zül-Celal’i doksan dokuz delille ispat eden Fahreddin’e niçin hoşgeldine gelmedin?" diye sorar. Kadın: "Efendim ne kadar büyüklendiniz! Ben Allah’ı Zü’l-Celal ve Tekaddes Hazretlerini bir delil ile ispat ederim; o da, "Kul hu vallahu ahad." âyetidir. Senin şüphen varmış da dok san dokuz delil aradın. Demek Allah’tan şüphelendin." der. Fahreddin Râzi, arkadaşlarına bakar, "Arkadaşlar, ben yıkıldım." der. Kadına dönüp: - Affedin, istirham ederim, der. Kadın: 33

