Sayfa yükleniyor…
Mihmandar.org E-Kütüphanesi
Sohbetler 2
Yazar
Sayfa Sayısı
104
Sohbetler 2, Haci Hasan Efendi tarafından hazırlanan İslami eserler arasında yer alır. Bu kitap Mihmandar.org E-Kütüphanesi üzerinden okunabilir.
Kitaptan alıntı
Takdim Mürşid-i kâmiller kendilerine tâbi olanları, ana sütü gibi; saf, katışıksız, hakikî bir ilimle beslerler. Nasıl kİ İnsan tabiatı, vücûda zarar verebilecek gıdalar alındığında zaafa uğruyorsa aynı şekilde insan ruhu da; Kitâb-ı Kerîm’den ve Sünnet-i Senİyye’den alınan İlâhî nûr ile beslenmediği takdirde asıl hüviyetini kaybedecek ve hastalanacaktır. İmâm-ı Gazali (rh.a.) mürşid-i kâmili hâzık bir doktora ben zetir. Doktor, bizatihi hastayı iyileştirici olarak kabul edilemez. Ancak o, tavsiye ettiği ilaçlar, perhizler, tedavi usulleri ile bir yol gösterici olabilir. Hastalığın giderilmesi ise doktorun tavsiyeleri ni yerine getirmekle mümkündür. Aksi halde hastalık müzmin bir hal alacak, nihayet kötü bir ölümle son bulacaktır. Bedenler hastalandığı gibi ruhlar da hastalanabilmektedir. Âyet-i Kerime’de buyrulan, "Allah onların kalblerini ve kulaklarını (küfürlerindeki inadları yüzünden) mühür- lemiştir. Gözlerinin üzerinde ise büyük bir perde vardır." (Bakara, 2/6) tehdidi gerçekleştiğinde; bu artık ruhlar için azâb- ı İlâhî demektir. İşte bütün Allah (c.c.) dostları bu devasız rûhi haller yaşanmasın diye çaba gösterirler. Eşrefoğlu Rûmi (k.s.)’nin, "Mürşid, kişiyi Allah (c.c.)’a, Allah (c.c.)’ı kişiye sevdiren insandır." tarifi onların hayatların da esas aldıkları düsturları ortaya koymaktadır. Allah (c.c.)’m bir tek kulu azaba duçar olmasın diye tüm gayretleriyle, gecelerini 7 Sohbetler II f gündüzlerine katarak çalışırlar, çaba harcarlar. Peygamberi ahlâk ile; insanlar iman etsinler, İslâm’la müşerref olsunlar, ihsan makamına ersinler diye bütün güçlerini sarfederler. Gayeleri rızâ-yı İlâhî, cemâl-i bâ-Kemâl’dir. Aziz Mahmûd Hüdayi Hazretleri (k.s.)’nin, "Kesbi kemal, seyri cemal." anlayışının peşindedirler. İşte bu gülistan bahçesinin has güllerinden Yahyalılı Hacı Haşan Efendi (k.s.), bütün bir hayatını Allah (c.c.)’ın ve Habîbi (s.a.v.)’nin yoluna adamış ve onlara sevgili olabilmenin derdini içinde taşımıştır. İmam-ı Rabbani (k.s.)’nin: "Allah (c.c.)’ın kulları içerisinde Allah (c.c.)’a en sevgili olanlar, Allah (c.c.)’ı kullarına sevdirmeye çalışanlardır." sözündeki anlamı Hacı Haşan Efendi (k.s.), bütün bir ömrü boyunca tatmış ve İlâhî neşenin gönüllerde canlanması için uğraş vermiştir. Bedenî hastalıklarına devayı ilaçlarda değil, sevdiklerine Allah (c.c.)’ı ve Rasûlü (s.a.v.)’nü anlatmakta bulan; evlatlarını, kötü ahlaktan arındırıp güzel ahlakla donatmak için gönüllerini ilmek ilmek dokuyan; nefsine karşı yapılan hatalarda bağışlayıcı, ancak dînî hususlarda hiçbir zaman taviz vermeyen istikamet üzere yaşamış bir velîdir o. Çocuğundan yaşlısına bütün insanlarla ve cemedâttan nebâ- tata ve hayvânata bütün varlıklarla Sünnet-i Seniyye neyi emre diyorsa o şekilde bir ilişki İçinde olmuştur. . Nakşî yolunun büyük mürşidlerinden olduğu gibi Üstazı Sami Ramazanoğlu (k.s.) karşısında da teslimiyetinde zerre kadar kusuru olmayan bir müriddir o. Daha genç yaşlarda iken mânevi olgunluğa erişmiş ama hiçbir zaman kendinde bir varlık hissetmemiş ve teslimiyetini bozmamıştır. Hacı Haşan Efendi (k.s.), önce kendisi yaşamış, sonra insan lara nasihat etmiştir. Yapmadığı bir işi hiçbir zaman evlatlarına tavsiye etmemiştir. S Takdim Hacı Haşan Efendi (k.s.), Anadolu’nun bir köşesinde, bir ilçede yaşamış, insanları; nefislerin ıslahına, ruhların huzur bul masına çağırmıştır. Hidayetine, ibadetle-taatle tanışmasına, tarîkat-ı âliyeye girmesine vesile olduğu insanların sayısı binleri bulmuştur. Bugün o mahir doktorun, hakîki mürşidin, gönüller sultanının ektiği tohumlar daha da gürbüzleşti ve dünyanın bir çok köşesinde meyve vermeye başladı. Sözleri, davranışlan şu âyetin manası içinde değerlendirilirse hata edilmiş olmaz her halde: "Güzel söz O’na yükselir, salih amel de onu (o güzel sözü) yükseltir." (Fâtır, 35/10) Yine bu âyet çerçevesinde denilebilir ki: Hem cismen hem…

