Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
İmam Gazali “âdâb-ı zikr”e mahsus risâlesinde diyor ki: ‘'Terbiye etmek sûretiyle kötü ahlâkını atıp onun yerine güzel ahlâkı yerleştirmesi için sâ- likin, mürşid ve mürebbî bir şeyhin terbiyesine gir mesi şarttır. Aslında terbiye: Toprağın diken ve yabâni otla rını söküp nebatının güzelce büyümesini ve olgun laşmasını sağlamak için çalışan çiftçinin işine benzer. Hak Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri kullarını ken di yoluna irşâd edecek Resûller göndermiştir. Ne bi -sallallahu aleyhi vesellem irtihal edince, mah- lûkatı Hak Teâlâ’ya irşâd ve îsâl etmek için hule- fâsı onun makâmına halef olmuşlardır. Onun için sâlikin, kendisini terbiye ve Hak Teâlâ’nm yoluna irşad edecek bir şeyhe mutlak ihtiyacı vardır.” “Risâletü’t-Tâciye” eserinin müellifi İmam Arif- billâh Tâciiddin el-Hanefi Allah’a vâsıl olma yol larını sayarken diyor ki: “...Üçüncü yol; Müşahe de makamına vâsıl olmuş ve- Sıfât-ı Zâtiyye’nin ha kikatine ermiş bir şeyh-i kâmile râbıtadır. Onları görmek “Onlar o kimselerdir ki, görüldükleri za man Allah hatıra gelir.1 hadisinin gereğidir. On ların sohbeti “Onlar Allah Teâlâ ile mücâieset edenlerdir.2 hadis-i şerifinin muktezâsıdır. Mürşid-i kâmilin sohbeti bu neticeyi verir. Mürid, şeyhinin sûretini hayâlinde muhafaza eder, nefsin te’sirin- den kurtulup ayniyyet ve fenâ hasıl oluncaya ka dar kalbine teveccüh eder.” (1) Keşfü’l-Hafâ: c.l, s.395 Kenzûl-irfan: s.54 (2) Keşfü’l-Hafâ: c.2, s.333 34

