Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
(^ ^ jli ol M Li ¿J ¿^ ^ <d <J; ^) Ya’nî, nefsini lâ-şey görür; evvelce var imiş, ahîren yok olmuş görmez, (oyyrj \l ^j Aj 4_d MI ^A: M olâ) Zîrâ vâsıl olanlar ra’nâ bilmişlerdir ki, Hakk’ın gayrı için ne nefs var ne de vücûd. jlj ybjJl Ij^ M dji jju-j çk ¿1 jLçj ^1 jlil iJ^Jj) (JLc; 4i)l ja ^jJl Aleyhi’s-selâm Efendimizin, “zaman idi” ma’nâsına olan “Dehri sebb ü şetm etmeyiniz; zîrâ dehr Allah ’tır” hadîs-i şerifi de her şeyde olan vücûd, Cenâb-ı Hakk’ın olduğuna işârettir. y> J/Ml y* ¿LE^j ^Anj |Ji ez^âj» ^z^ L JU «ol Jk" 41)1 ^ ^jjj) (^ ^ Cenâb-ı Hak hadîs-i kudsîsinde, “Ya abdı! Hasta oldum, hâtırımı sormadın. Bir şey istedim, vermedin” ta’bîriyle, merhametsiz ağniyâyı tehdîd eylemesi, JjUI syrjj Jyrj ji Jl SjLil) («iy>j hastanın, sâilin vücûdu, vücûd-ı Hak olduğuna işârettir. jl> «ij>j tA/^^ ^yrjj JjUI ^yrj ^A^ öl jl*- i_y^y y> oLAdi y^ fLi^îl ^*A' ^yrjj ^^yrj ~^yrj ¿¡Ai ^1 (IKa ^yrj AZb AZ' Mâdem ki, sâilin, hastanın vücûdu, Cenâb-ı Bârî’nin vücûdu olmak câiz görülüyor, o hâlde senin ve belki a’raz ve cevâhirden her şeyin vücûdu da vücûd-ı Bârî olduğu kıyâsen câiz görülür. ohA^I y «^ J& °ljdl ¿y> 5Jj A “^ jA" J^j) (ÜUIj öyslkü Ne zamân ki, esrâr-ı İlâhî bir zerrede müşâhede olununca kâinâtın zâhirinde ve bâtınındaki esrârın ne olduğu da müstefâd olur. Şeyh-i Ekber, bu hadîs-i kudsîde sırr-ı rubûbiyyetin mevcûd olduğunu 104

