Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
<Jk« ¿ÜSj Lü Ij ISI d/J) O hâlde ikinci bir Allah olacak. Bu ise muhâldir. Zîrâ muvâfık olsalar iki müessirin bir eserde içtimâi gibi bir emr-i muhâli mûcib olur. Şâyet muhâlif olsalar, ya’nî biri îcâd eder, dîğeri i’dâm eylerse kâinâtın i’dâmı lâzım gelir. (¿L/ ^bu â ^Ji) Öyleyse Cenâb-ı Allah için şerik, (jü ^j) şebîh, (jy ^j) hasm-ı muhâlif, ^ ^) (J şeref ve fazilette nazîr yoktur. (^bü 4ül ^ jl a1)I j^ jl (Jbu ¿1 w be; ^Îj Bir kimse Cenâb-ı Allah ile maan veya ondan veyâhûd onunla tekâmül etmiş bir vücûd-i hakîkînin varlığını iddiâ ederse, (Ç^Jb Jbc ¿1 Jl £^° ^^ ¿JAj) lâkin o vücûdun terbiyesi Cenâb-ı Vâcibü’l-Vücûd’a muhtâc olduğunu söylerse -nitekim hükemâca âlem kadîmdir- <¿1 ^1 ^ ^ UâJ ^1 ¿ÜS Jj<> rii) (LjjJL Jbc o kimse, şey’-i mezkûru kadîm olmak i’tibâriyle Cenâb-ı Hudâ’ya şerîk ve ancak nıbûbiyyettc muhtâc ittihâz eylemiştir. ji «o ^jA ji <uJj j>A fıA Jbj ¿1 ^ jjA ¿jl jy’r ¿yj) (^üi jp jİ^jjp jli ja Kczâlik bir kimse i’tikâd ederse ki, ezelde Cenâb-ı Allah ile dîğer vücûd var imiş -ister bi-nefsihî ister bi-gayrihî kâim olsun, yâhûd fenâ-i nefste veyâhûd fenâ-i fenâda bulunsun- (^JJI ii^ kslj pb y^ ^i) o kimse akıldan mahrûmdur, ma’rifet-i nefsin râihasını bile istişmâm etmemiştir. ûjBj Ulj y«4J dj Ljİİ oly^ı bj>_^ Û^Sb ji jj> ¿jA ûj^) (ilA IJaj ^bAl ^ ^Ull JJıyj dibi J Çb ^^ Zîrâ bir insan mâsivânın ezelen vücûdunu tecvîz ederse, lâkin ister kıyâmı Allah ile olsun yâhûd fenâ-fillah ve fenâ 98

