Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
mâlik kendi mülkünde istediği tasarrufu edebilir. Meselâ, isterse elbisesinin bir kısmını yakar diğerini ta’tîr eyler. Kimesne için hakk-ı i’tirâz yoktur. («L^ 'Jj u-l ^j <cb^j ojJ Vahiy murâd olan nebe’in ve muhbir demek olan enbiyânın vücûdları, hakikatte mûcidlerinin tecellîsinden ibârettir. Mâsivâ için ne vücûd ne fenâ ne de isim ve ne müsemmâ vardır. JÜ <JJ û^t y» |^Lj df Jlc 41)1 Jd (^1 JU IJ4Jj) (4jj oy> Ya’nî bir insan kendisinin hakikatte ma’dûm ve her bir vâriyetinin âriyet olduğunu idrâk ederse Cenâb-ı Hak’tan başka bir mevcûd ve bir mâlik-i hakîkî olmadığını da idrâk eyler. (^ uiJ ^ j^ ^ Ya’nî, “Rabb’im Teâlâ’yı bildim, lâkin Rabb ’imle bildim ” söyler. cJlj ojI C-J ılLI ¿l!i> ^k^j ^b *^ ¡^^ ^ <Jj^b (eJÎ ^ y Bu hadîs-i şerîf ile senin kendi zâtınla kâim olmadığını ve sende olan vücûd senlik olmadığı hâlde vücûd-ı Bârî Teâlâ’dan ibâret olduğunu işâret buyurmuşlardır. Yoksa mümkinâtın vücûdu hâşâ Vâcib Teâlâ’nın vücûdudur, demek değildir. CJİ ^J ¿d ^jbi jA Mj 4J J^b cJİ ^J ¿Lâ J^b jA ^) (^ ^jd Vahdet-i vücûd sahîh olmakla berâber yek diğerine dühûl ma’nâsı hâtıra gelmemelidir. Kezâlik hurûc da yoktur. ob" L Çlil y^l Jj IjSİa ¿1x^5j 3j>-^ ¿1)1 ¿UJL y^l ''l j) (jjSc ^ İÜ Bununla berâber murâdım bu değildir ki, sen varsın, sıfatın da budur. Belki murâdım sana 94

