Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Mâsivânın Varlığı Hakkında Hz. Peygamberden rivâyetle kudsî hadîste Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır: “Ey kulum hasta oldum, hâl ve hatırımı sormak için Beni niçin ziyaret etmedin? Senden bir şey istedim, niçin ver medin ?”41 Bu hadîste hastanın ve muhtaç durumda olanın varlığının (vücûd), Hakk’ın varlığı olduğuna 41 Ebû Hureyre’den rivâyetle Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: Allah -azze ve celle- kıyâmet gününde “Ey âdemoğlu! Ben hastalandım, Beni niçin ziyâret etmedin?” diye sormuş. Bunun üzerine âdemoğlu “Ey Rabbim! Sen âlemlerin rabbisin, durum böyle iken ben Seni nasıl ziyâret edebilirim?” karşılığını ver miştir. Bu cevâba binâen Allah -azze ve celle- “Falan kulumun hasta olduğunu bildiğin hâlde niçin onu ziyâret etmedin? Şâyet sen onu ziyâret etmiş olsaydın onun yanında Beni bulacaktın.” buyurmuştur. Allah -azze ve celle- devamla “Ey Âdemoğlu! Senden yiyecek istedim Beni niçin doyurmadın?” diye tekrar sormuş. Kul da şu karşılığı vermiştir: “Ey Rabbim, Sen âlemle rin rabbisin ben Seni nasıl doyurabilirim?” Bunun üzerine Al lah -azze ve celle- demiştir ki: “Bilmiyor musun falan kulum senden kendisini doyurmanı istedi, sen onu doyurmadın. Şâyet sen onu doyurmuş olsaydın onu Benim nezdimde bulacaktın.” “Ey Âdemoğlu! Senden Beni suvarmanı istedim ancak sen Beni suvarmadın.” Âdemoğlu demiştir ki: “Sen âlemlerin rabbisin ben Seni nasıl suvarabilirim?” Allah -azze ve celle- şöyle bu yurmuştur: “Bilmez misin ki falan kulum senden kendisini su varmanı istedi, ancak sen ona su vermedin. Eğer sen ona su vermiş olsaydın onu Benim huzurumda bulacaktın.” Müslim, Birr, 13 (6721). 53

