Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
hep O’nundur. Bunun delili ise “O evveldir, âhirdir, zahirdir ve bâtındır”^ âyet-i kerîmesidir. Sen O’na dönüşmeksizin (sayrûref), O da sana dönüşmeksi- zin ayrıca herhangi bir azalma ya da çoğalma da söz konusu olmaksızın, sıfatlarını O’nun sıfatları, zâtını da O’nun zâtı olarak görürsün. 35 Hadîd, 57/3. Bu âyet-i kerîmenin tefsiri sadedinde Es’ad Erbîlî şunları söylemektedir: Hak Teâlâ hazretleri evveldir, ezelîdir; âhirdir, ebedîdir, sona ermekten münezzehtir. Zâhirdir, görü nen âlemin tamamı O’nun kudretinin bir eseridir. Bâtındır, ulûhiyyet sırları kâinâtın her bir zerresinde gizlenmiştir ve O gizlenmiş olan her şeye vâkıftır. Daha önce ve hâlihazırda mevcûdâtın tamâmı Hak Teâlâ’nın varlık nârlarından akseden birtakım zerreler ve mazharlardır. Gerçekte Hak Teâlâ’dan başka bağımsız bir varlık yoktur: Lâ mevcûde illâ hû. Bununla berâber Hak Teâlâ kendi zâtına mahsûs olan azamet ve ulûhiyyet sıfatlarını kendisinin dışında başka bir varlığa ver mediğinden dolayı kullar kendilerine verilen varlık nimetine şükredip kanaât etmeli, şeytânın vesveselerine uyarak ayakları nın kaymalarına (mezlaka-i akdâm) sebep olacak ve kulluk vazifesini ihlâl ettirecek hulûl ve ittihâd gibi birtakım sapık düşüncelerle meşgûl olmamalıdırlar. Erbîlî, Mektûbât, s. 20-23. 49

