Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Fenâ ve Mârifet Hakkında “O’nun zâtından (vech) başka her şey yok olucu dur”36 Cenâb-ı Hak’tan başka her şeyin varlığı (vücûd) yok olucudur. Gerçek varlık yalnız O’dur. Yâni O’ndan başka mevcûd yoktur (Lâ mevcûde illâ hû). O’nun zâtı varlığını devam ettirdiği müddetçe O’ndan başkası yok olmak (helâk) zorundadır. 36 Kasas, 28/88. Nasıl ki, bir insan bilmediği bir şeyi öğrendiği zaman, varlığını değil yalnızca o konu hakkındaki cehâletini ortadan kaldırmış olur, varlığında ise herhangi bir değişiklik söz konusu olmaz. Aynı şe kilde burada o kimsenin varlığı ile bilginin varlığı arasında herhangi bir tarzda bir diğerine dönüşüm ya da iç içe girme şeklinde bir şey söz konusu ola maz; sâdece cehâlet ortadan kalkmış olur. Öyle ise Hakk’ı bilmek için fenâya muhtaç oldu ğun zannına kapılma. Zîrâ fenâya ihtiyaç duyan kimse kendini var görmektedir. Bu durum Hak ile senin aranda bir perdedir (hicâb). Perde ise Hakk’ın gayrıdır. Bu da Hak’tan başkasının (gayr) O’na gâlib gelmesi ve O’nu rü’yete engel olması demektir. Şu hâlde mârifetullahın gerçekleşmesi için fenânın gerekli olduğunu iddiâ etmek doğru değildir. Daha önce de ifâde edildiği üzere Hakk’ın 50

