Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
(dİ jJI İl» J^j 1« Jl clsj L ¿bJj) Şu kadar var ki enellah söyleyen kulun vâsıl olduğu makama sen vâsıl olamadın. (bb ^bj ^Â ^ oLj d_^Â> L '^h3 “dj öd) Vâsıl olunca söylediğin hem anlar hem söyler hem de gördüğünü görürsün. jjjH öü jjlk« ^1 41)1 jl oljb^l oÂ^j ¿^yj ^j) ¿1 jSUl Jljjj ^Wl Udi Jai Uij djLka JŞ& (jijll Ijlls (j»l»j% Sebk eden işâretlerden Cenâb-ı Hakk’ın mahlûk olduğu tevehhüm olunmamalıdır. Zîrâ ârifler, sûfînin bile mahlûk olmadığını iddiâ etmişler; lâkin şükûk ve evhâmdan kurtulup keşf-i tâm hâsıl ettikten sonra! Evet, sûfînin ilm-i ezelîdeki mevkiine bakılınca ne mahlûk olur, ne de gayr. (jJjdl ¿^ ^ jî ¿U J jj ûdll olaj) Lâkin bu misillü mükâşefât ahlâk-ı hasene ashâbına ve kâinâtın tesbîh ve tevhidini işiten bir sâmiaya mahsûs olduğu tabiîdir. (j*ıjdl ^^ (Jitl l^jli <üsly> 'As j^jdli <ûl> jli ^ Llj) Ammâ hilkati kevneyn gibi donuk ise bu gibi mükâşefâta aklı tevâfuk etmez ve hayli isti’zâm eyler. j>jaJIj d>jJlj u/jdlj <_s^j^ d! j*L^ <L>JI (jlfj) (1>İJ -Ijldlj ¿ijldlj !>■ J-dU 1?"jdlj üJJ*dlj (jjUlj Hâsıl-ı kelâm bilmeli ki gören, görünen; tevhid eden ve olunan; bilen, bilinen; îcâd eden ve olunan; idrâk eden ve edilenin cümlesi birdir. oûjjddl ^»> ^1 JiJ Jâj ^L JUj JjL JL ¿L) (âl ^ Jjü U> ^ üjj LÎj İSli obj^Jlj Sâil derse: 122

