Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Mâmâfîh bilemezsin! Çünkü makâm-ı müşâhadeye vâsıl olamadın. (i!^j>j ^y ^^ ^j^ji ı^^ “İ^j^j ol 'öy! ı5b Şunu da bilmeli ki sende olan vücûd ilmullahta olan bir vücûddur. Binâenaleyh sana izâfeten ne vücûd ne de gayr-ı vücûd isnâd olunmaz. (pAw j^ ^lj i^y» ^y ^j ^»jJjvoj ^j iy>-jAj ^) Ne mevcûdsun ne de ma’dûm, ne gayr-ı mevcûdsun ne de gayr-ı ma’dûm. (^ıp ''Jj 3y>-j St> aij>-j cûjpj iljj>j) Vücûd ve ademin Cenâb-ı Hakk’ındır. Sende ne vücûd var ne de adem. (»jyj ıliy-j jyCj ^ ^ .Li^l ojÎj ISlâ) Eşyâda olan vücûdu, vücûd-ı Hakk’ın gayrı görmeyince vahdetü’l- vücûd husûle gelir. Ya’nî eşyâ fanî görülür. ^13 ¿1 sırrı zuhûr eder. Ljj ^V ^k^^l (_y® ¿bjpj 1By>-J oi^3 yy öl C^İJ 1^) (¿Lİ oy JÜ y Çl ¿1 yj ¿1 ^ yİ ^^ Mâsivâ meyânında olan vücûd ve ademin Cenâb-ı Hakk’ın olduğunu, hem de mâsivâ için maallah yâhûd fıllah bir vücûd olmadığını idrâk edince nefsini bilmiş olursun. Ya’nî, vücûd-ı hakîkî Cenâb-ı Hakk’a mahsûstur. ^J ¿D *Aj (JUj 41)1 Îİyo ^y 4jL/JI oi|> jJJI iiyva jli) (4jj «tjj ^jJîîl £4 ¿jjj?JI y« ^ys y5y N_j <—¿j Nefsini bu sûretle bilmen, şüphesiz Cenâb-ı Hakk’ı bilmendir. jy N ol cdl JÎj «Jdij ^1 J~~Jl (-¿5 JjU JL» ¿ili) (<J) ^1 Jy, ^ j>Iy ^yJlj »ly Birisi derse “Mâsivânın ademini isbât ettikten sonra bir zât-ı vâhid kalıyor. O hâlde vusûl ne demektir?” 114

