Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
(jL- Ipjij obj>jJl ^y) Öyle ise mevcûdâtın vücûdu da ademi de müsâvîdir. (Jj^ jL^ ^J ^lj) Eğer mâsivânın vücûd ve ademi müsâvî olmasaydı, ya’nî kemâl-i azamet ve ulûhiyyeti mâsivâya muhtâc olsaydı adem ile mesbûk olan bir şeyin inzimâmıyla tekâmül eylemesi lâzım gelirdi. (^ ¿USj ç;a>j ¿^ (J) O hâlde vahdâniyyeti kabil olamaz. Bu ise nakstır ve muhâldir. (¿US jp çilj>j cJ>) Cenâb-ı Hakk’ın vahdâniyyeti nakîsadan münezzehtir. ¿Lj^J J^J ^ ^UjJ j^ ^ Ü..)dl aj^j ¿Lji; CJj£- i_^~a) (^Uc 4)1 Jl Ya’nî vücûd ve ademin müsâvâtını bilince ve Cenâb-ı Hakk’ın misli, nazîri ve şerîki olmadığını idrâk edince (uKİL Lpy> jüâ) o zaman nefsini bilmiş olursun. Jy> Jij <uJj j/ ¿/ (»Lj dp 4)1 ^jL^ j^Jl Jli dU JJj) (<uj J/ ji <ui ^1 j» Ji (Jj <uj İşte bunun için Aleyhi’s-selâm Efendimiz ma’rifetullahı fenâ-yı nefse değil, ma’rifet-i nefse ta’lîk buyurdu. (ol^ ^ \ dî ^îjj ^ ^l üp cîi) Zîrâ bildi ve gördü ki zât-ı Bârî’den başka bir şeyde vücûd-ı hakîkî yoktur. îfnâ ise vücûddan sonra olması iktizâ eder. (Jbc 4)1 ijyw ^ ^l Jjyu Jl jLil ^ Mâsivânın hakikatte mevcûd olmadığını bildikten sonra Aleyhi’s- selâm Efendimiz hadîs-i mezkûr ile ma’rifet-i nefsin, ma’rifetullah olduğunu işâret buyurdular. (Jyu M ¿B3j cJl o^J ¿Ul di_^>-j çjl ¿Ljj o^p! ^1) Ya’nî müstakil bir mevcûd olmadığını bilmeli! 113

