Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Salih Âlimlerle Sohbet / 147 bi olur mu hiç?”11°fermân-ı celîllnde duyurulduğu gibi bir mü’minin kalbi de bidayet halinde meyyit mesâbe- sindedir. Mutlaka bir mürşid-i mükemmilin bi iznillâhi teâlâ nefhine muhtaçtır. Yoksa bir mü’min kendi kendi nin kalbini ihyâ edemez. Bir mürebbîye muhtaçtır. Meselâ bir çocuk vâlidesini tanır ve ondan süt emer. Başkasının sütünü emmez.' Eğer vâlidesinin sü tü fazla olursa hazmedemez. Bunun için vâlidesi, ço cuğun gıdâya ihtiyacı nisbetinde süt verir. Kezâlik bir mürşid ve sâlikine bidâyet halinde haz mı miktarı zikir verir ve teveccühte bulunur. Fazla verir se tahammül edemez. Nitekim şair: “Ölü kalbin ihyâsını bir nefes ile gösterirler. Gönülleri hayât-ı hakîkî ile dolu olan nakşı zinde- gânı, Hazret-i Mesih’ten verâset almışlardır. Gül bahçesinin duvarı, bahçenin gerisinde bina edilmiştir. Bu sebeble münkir olan, Nakşî bahçesinde dikenden başka bir şey görmez.” diyor. Hadîs-i şerifte: '»>1 fi ^ ^Î ^305 'V >Jl ^ ^ ^ '“Ümmetimin kümmelîni yağmur gibidir. Evvelinden mi âhirinden mi daha ziyâde müstefîd olunacağı me’lüm değildir."™ duyurulmuştur.. 110. Enâm Sûresi /122. 111. ibn Asâkir, Keşfü’l-hafâ /.228.

