Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Mîrâc-ı Nebî / 33 diğini sen de tasdîk ediyorsun, dediler. Ebû Bekir -radı- yallahu anh- da: - Evet tasdîk ediyorum. Değil böyle, bundan daha ziyâde uzaklarına da, meleklerin gökten haber getirdik lerine de inanmışımdtr, dedi. İşte; Hazret-i Ebû Bekir -radıyallahu anh- kuvvetli, çelik gibi metîn olan îmânını burada izhâr eylediğinden haklarında; Ebû Bekir Sıddîk, nâmı verildi. Mevâhib-i Ledünniye'de şu rivâyet de vardır: Ra- sûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- efendimiz mîrâc- dan rucû ile Beyt-i Makdis’den Mekke’ye gelirken yolda Kureyş'in kervanlarını gördü. Buğday yüklemişlerdi. Önde erkek bir devenin yükünün bir dengi beyaz öbürü siyah idi. Kervan halkı bir deve zâyî etmiş İdi. Onu bir kimse bulup katara kattı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- selâm verdi. Bazı kimseler, bu âvâz Mu hammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’in âvâzıdır, dedi ler. Bu cihetleri hep tafsilatıyla müşriklere haber verdi ve develerin de geleceğini, inşaallah filân gün gelir, di ye haber verdi. Aynen buyurduğu günde geldiler. Ve öndeki devede aynen yükünün bir dengi ak ve biri de siyah idi. Böyle iken müşrikler îmân etmediler. “Şüphesiz bu açık bir sihirdir.”18 dediler. Sihre ham lettiler. Mü’minler, muvahhidler de îmân ve tasdîk ettiler. 13. Yûnus Sûresi /76

