Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
32 / Musahabe 3 --------------------------------------------------------------------- öyle şeyler sorulmuştu ki ben isrâ gecesi onlarla alâka dar olup tesbit etmemiştim. Bu cihetle o kadar müşkil bir vaziyete düşmüş idim ki hiç bir zaman öyle sıkılma- mıştım. Bunun üzerine Allah teâlâ benim ile Beyt-i Makdis arasında hâil olan mesafeyi kaldırdı. O anda ben Beyt-i Makdis’i görüyordum. Onlar bana ne sorarlarsa muhakkak ben ona baka rak cevap vermiştim. "Mescid-i Aksâ’nın kaç kapısı var?” diye sormuşlardı. Halbuki ben mescidin kapılarını say mamıştım. Fakat karşımda mescid tecellî edince ona bakmağa ve kapılarını birer birer saymağa başladım"^7 Peygamberimiz bu Mîrâc-ı Nebevî’yi haber verdiği zaman müşrikler arasında o kadar fitne uyandı ki pek büyük bir teşevvüş oldu. Hattâ îmân eden bazı kimse ler de irtidâd ettiler. Buhârî şerhinde, Ebû Seleme -radıyallahu anh- der ki: “Mîrâc ve İsrâ vakâsı üzerine müşrikler fitne buhranı na tutularak âdeta deli gibi oldular. Ebû Bekir -radıyalla- hu anh-’ın yanına koştular ve Rasûlullah -sallaîlahu aleyhi ve seilem-’in isrâya dâir verdiği haberi Ebû Be kir’e söylediler. Ebû Bekir -radıyallahu anh- da onlara: - Muhammed -sallaîlahu aleyhi ve sellem-'in doğru sözlü olduğuna kanaatim vardır. Bu kanaatimi size de bildiririm, dedi. Müşrikler: - Demek, Muhammed -sallaîlahu aleyhi ve sellem- ’in bir gecede Mescid-i Aksâ'ya gidip sonra dönüp gel- 17. Tecrîd-i Sarih Tercümesi, 10/62

