Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
226 / Musahabe 3 denizde gemiye bindiklerinde fırtınadan, helakten halâs olmak için hâlisan li-vechillah Cenâb-ı Allah’a münâcât eder, yalvarırlar. Çünkü deryada ancak Cenâb-ı Allah'tan başka kurtaracak olmadığını bildiklerinden hâlisan Ce- nâb-ı Hakk’a ilticâ ederler. Fakat vaktâki gemi karaya va rıp da necât buldular mı yine vazıyet-i asliyelerine rücû İle deryâdaki ilticâlarını unutup şirklerine veya gaflet ve isyanlarına devam ederler. Kezâ Sûre-i Yûnus’ta: “Allah teâlâ O Zât-ı eceli ü âlâdır ki; sizi karada ve denizde yürütür. Hatta gemi içinde olup da gü zel rüzgârla o gemi ile yürüdüklerinde ferahlanınca bir de ansızın bir fenâ ve şiddetli rüzgâr gelmesiyle her taraftan dalgalar hücûm edince gemide bulu nanlar kendilerini esbâb-ı helak ihâta etti diye zan nettiklerinde itaatlerini Allah teâlâya hasreder ol dukları halde ihlâs üzere Cenâb-ı Allah’a dua eder ler ve dergâh-ı ulûhiyete ilticâ ederek derler ki: Ya Rabbî! Zât-ı ulûhiyetine yemin ederiz ki eğer sen bizi şu beliyye ve helâktan kurtarır isen elbette biz şükür edicilerden oluruz, diye Vâcib teâlâ hazretle rine ahd ederler."189 buyurulmuştur. 189. Yûnus Sûresi / 22

