Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Rüya / 217 âfâkî bir hâdiseye delâiet eden rüyâlardır ki, o hâdise ye bilahare yakaza halinde ittilâ husule gelir. Acaba insan kendisince henüz meçhul olan bir hâ diseden öyle rüyâ vasıtasıyla nasıl haberdar olabilir? Bu mesele hakîkat-ı insâniye İle alâkadardır. İnsa nın hakikati yalnız bu maddî cisimden, yalnız şu beş hassadan ibâret değildir, insan asıl nefs-i nâtıka deni len ulvî bir ruhtan ibârettir. Bu rûhun, bütün suver-i hâ- disâtın mürtesem bulunduğu âlem-i melekûte mânevî bir ittısâlı vardır. Rûh uyku halinde beden ile iştigalden âzâde kalınca bu melekût âlemine teveccüh eder. Bir âyineye karşısındaki eşya mün'âkis olduğu gibi ruha da melekût âlemindeki hâdisât sûretlerinden bazıları muntabî olur. Rûh böylece kendisine mün’âkis olan sû- reti hiss-i müştereke nakleder. Kuwe-i mütehayyile bu sûreti ya olduğu halde bırakır veya ona münâsip veya zıd bir şekil verir. Binaenaleyh insan uykudan uyanınca o sûreti ya olduğu gibi sarih bir halde veya muhayyilenin verdiği şekilde bir nevi rumûz ve işaret halinde tahattur eder ve böyle başka bir şekil alan rüyâlar tâbire muhtaç olur. Bu ikinci kısım rüyâlar birer rüyâ-yı sâlihadır. Bun lar birer idrakten ibârettir. Bu kabil rüyâların sıhhati bir çok vukûât ile bedâhet mertebesine varmıştır. Bunun vukuunu inkâr etmek insanın hakikatini takdir edeme mekten neş'et eder. Üç misâl:

