Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
şârettir. Bunların birisi «Def-i mefsedetin celb-i maslahattan mukaddem bulunduğu» İkincisi ise «îbâdât u tââtın kâffesini ifâ ve icrâ eylemek kuvve-i beşerin hâricinde ve ictinâb-ı me- nâhî ise her bir ferdin imkânı dâhilinde bulunduğundan» fevâidinin daha şumullû olduğudur. Hattâ diyebilirim ki, âle- m-i İslâm için mutasavver olan teâli ve terakkinin en mühim sebebi terk-i meâsîdir. Meâsîden müberrâ ve terk-i meâsi savâ- bından muarrâ bulunan melâike-i kiramın makam-ı tabiîlerin den terakki edemedikleri dahî bu ma’nâyı müeyyiddir. Elhâ sıl menhiyyat ve muharremâttan tavakki ve içtinâbın terak- kiyât-ı ma’neviyyeye hadim olduğu kadar menâfi-i maddiye ve fevâid-i cismâniyyesi dahî nazar-ı i’tibardan dûr tutulmama lıdır. Menhiyyâtin insanların mal ve canına şeref ve şanına îrâs ettiği zarar ve ziyânın kabil-i telâfi olmadığı ashâb-ı ba siretin ma’lûm ve müsellemidir. Mevlâm Hazretleri bâsıramızı müşâhede-i . Hakk’tan ve sâmiamızı istimâ-ı hakikatten mahrum buyurmasın, âmin.

