Sayfa yükleniyor…
Mihmandar.org E-Kütüphanesi
Mektubat
Yazar
Sayfa Sayısı
409
Mektubat, M.Esad Erbili Efendi tarafından hazırlanan İslami eserler arasında yer alır. Bu kitap Mihmandar.org E-Kütüphanesi üzerinden okunabilir.
Kitaptan alıntı
MEKTÜBAT VE MÜELLİFİ ■ Mektupla ■yapılan tebliğ ve irşâd faaliyetinin tarihi, Hazret-i Peygamber - ^Hallahu aleyhi ve sellem- ’e kadar uzanır. Nitekim Peygamberimiz, komşu ülkelerin devlet başkanl^nna gönderdiği elçi ve mektuplarla onları İslama davet etmiştir. Mutasavvıf ve mürşid- ler de bu usûlden çokça istifâde etmişlerdir. Sûfîler içinde ilk def’a mektupla irşadlarda bulunan Haşan Hasrı Hazretleridir. O’nun Ömer ibn Abdülazız'e mektuplar yazdığı bilinmektedir. Daha sonraki de virlerde de mutasavvıfların bu usûlle tebliğ ve irşadda bulundukları İmam Rabbani gibi Mektûbat’ıyla meşhur olan büyük mürşidlerin mevcûdiyetinden anlaşılmaktadır. Elinizde bulunan Mektûbât da M. Es’ad Erbilî tarafından muhibb ve müntesiblerine yazılan mektupların tek tek' sâhiplerinden topla narak bir araya getirilmesinden meydana gelmiş bir eserdir. Eser deki birinciden altıncıya kadar olan mektuplarla 36. Mektup, «Ta savvuf» mecmûasında makale olarak da neşredilmiştir, (bk. Tasav vuf Mecmûası, Sene: 1327). Mektûbât, Osmanlıca olarak iki defa neş redilmiştir. İlk neşri 1338/1922 yılında Seyyid Ali Kadri tarafından yapılmış, olup 147 mektuptan müteşekkildir, 1341/1925’deki ikinci tab’ında ise 154 mektup yer almaktadır. Elinizdeki baskıda eserin ikinci tab’ı esas alınmış ve eserden âzami istifâdeyi sağlamak maksadıyla her mektubun platin harfleriyle okunuşu verildikten sonra karşısındaki sahifeye de günümüz türk- çesiyle sadeleştirilmiş şekli konulmuştur. Ayrıca bu neşirde önceki lerde bulunmayan iki mektuba da son kısımda yer verilmiştir, (bk. 155 ve 156. Mektup). Müellif M. Es’ad Efendi, son devir mutasavvıflarından olup 1246/ 1847.’de memleketi Erbil’de doğmuş ve ilk tahsilini orada ikmâl et miştir. Mürşidi Şeyh Tâha’l-Harirî’nin vefatı üzerine 1293/1878 yıl larında İstanbul’a gelen Es’ad Efendi, İstanbul’da bulunduğu sırada Kelâmî Dergâhı şeyhliğiyle Meclis-i meşâyıh azâ ve reisliği de yap mış 1931 yılında vefat etmiştir. Tasavvuf terbiye usûlünde isti’dâd, tabiat ve fıtratların farklılı ğının büyük Önemi vardır. Bu yüzden «Allah’a giden yollar, mah- lûkdtm nefesleri sayısıncadır». buyurulmuştur. Fıtrat ve tabiat farklı olunca onların irşâd usûllerinin de farklı olması tabiîdir. Bu itibar la herbiri ayrı bir şahsa yazılmış bulunan bu mektupların baz^n sâ dece muhatabına düstûr olarak şeref-sâdır olan kısımlarını okuyucu larımızın kendilerine teşmil etmemeleri gerekir. Mektupların asıl herkese faydalı tarafı nasihat ve telkin tarzındaki öğütleri, ruh-nü- vâz mânâ ve mefhumlarıdır. Eserin neşrinden gaye de okuyucuları mızı bu yüksek mânâlara ve medlûl-i pür-i’tinâlara ulaştırmaktır. Ve minallahi’t-tevfik. ERKAM YAYINLARI' 1. Mektub s Hakk-celle ve alâ- Hazretleri Kelâma Kadımi’nde 'SÎ ^ &£ jHj âyet-i kerîmesini ferman buyurmuştur, Acebâ bu mükerrem benî Ademden murad kimdir? Âb u kilden mürekkeb bir cism-i maddî midir? Kuvve-i nâtıka ile cins-i hayvandan temayüz etmiş nev-i insan mıdır? Elbette bu değildir. Zira semende serkeş-i nefsin ’ınân-ı fezâyıhını ıt lak edip tecâvüzât-ı nâ-meşrû’asıyla şâhid-i nâzenîn-i şeri’at ve mahbûb-ı kulûb-ı tarikatı pâyimâl eden şehevât-ı süfliyye ashabı asla mükerrem olamaz. Erbâb-ı irfan ve ashâb-ı vicdan nazarında bu makûle insan bir şahs-ı nâdândan başka bir nâm île yâd olunamaz, Mükerrem ıtlâkına şâyân olacak benî Adem ancak ta’lîm-i nefs ve tehzîb-i ahlâk ile tezyîn-i zahir ve bâtın eden hâdimân-ı serâ-perde-i şeri’at ve mahfemân-ı nâ- zenînân-ı tarikat olan bahtiyarân-ı ümmettir. Ma’lûm olduğu üzere insanları nâil-i saadet eylemek için Cenâb-ı Hâlık-ı ’Azîm ve Fâtır-ı Hakîm - celle şânühû- Hazret leri her bir asrın hal ve şânı ile muvâfık ve her bir karn’ın îcâbât-ı zemânesiyle mütenâsib…

