Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
vâsıl oluncaya değin râbıtadan müstağni olamaz. Murâkabata muvaffak olduktan sonra ihtiyâç hissederse rabıta eder, et mezse etmez. . S.4- Bir şeyhin kâmil olup olmadığının alâmeti nedir? Cevab: Şeriat-ı mutahhara ve sünnet-i seniyye’den kavlen ve fiilen inhiraf etmemekle beraber şeref-i sohbetleriy le sâlikte muhabbetullah, zikrullah’in husule gelmesi o şey hin kemâline delâlet eder. Şu kadar var ki, kuvve-i mümey- yizeden âciz bir insan olursa ve şeyhin velâyeti hakkında te- vâtür var ise şerhan tevatürü kabul etmekle .mükelleftir. S.5- Bir sâlik bir şeyhin irşâd ve terbiyesinden müstefid olmadığı takdirde ne yapmalıdır? Cevab: ¿L^l ^j ¿11'^1 ^ ^i hadîs-i şerifine nazaran ilm-i tabâbet ile ilm-i diyânet arasında bir hayli münâsebet vardır. Binâenaleyh bir mg’lûl evvelâ bir tabibe mürâcaat e der; ilâcını, hımyesini vesâir malzemesini öğrenir ve tabibin emrini temam icrâ eder, lâkin matlûb olan şifâya nâil olmaz sa şüphesiz diğer bir tabibe mürâcaat eder ve muateb olamaz. Şu kadar var ki, aldığı emirlere riâyet etmediği takdirde ku sur ve itâb kendisine teveccüh eder. Kezâlik bir sâlik ile bir mürşid arasındaki hal ve keyfiyet bu minval üzeredir. Bir sâlik mürşidin emirlerini, nehiylerini icrâ ettikten sonra matlûb olan neticeye nâil olmadığı takdir de diğer bir mürşidi aramakta ma’zûrdur, hem de aramalıdır. S.6- Bir sâlik lâtıfe-i kalbinde veyâhut letâif-i hamsenin bir diğerinde fazla harâret hisseder ve bu sebeple râhat ve huzurunu kaybederse ne yapmak lâzım-gelir? C evab : Şiddet-i harâret, zâil olunca ve hal i’tidâline ru- cû edinceye değin zikrini terkeyler. Şu kadar var ki, harâretin bakasım mûcib olmaa ba'zan râbıta ve ba’zan salât u se lâm ile iştigâl edebilir.

