Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
İLM-İ ZÂHİR İLM İ BÂTIN i Yüksek huzurlarınıza. İhsan buyurulan hediyeleri aldım. Cismâniyetimi te şekküre borçlu kıldınız. Fakat mektup göndermemiş oldu ğunuz için rûhâniyetimi bekleyişte bıraktınız. Bereket ver sin ki, Kavak İmamı’na göndermiş olduğunuz mektubu gördüm. Fazilet ve kemâlinizin derecesiyle yüksek karak terinizi takdire şâyân olacak ve insanın gönlünü açacak tarzda, sevinç bahşeden fikirleri ifâde ve beyan etmekte olduğundan teşekkür duygularıyla okuyup minnet gözüy le mütâlâa eyledim. Nükte ve inceliklerini anlayabildiğim kadar o anda bulunan kimselere açıklamaya çalıştım. Kendinize isnâd ettiğiniz çocukluğun Yahya - aleyhisselâm-’ın çocukluğu kabilinden olduğunu, Henüz sabi iken ona hikmet verdik,1 âyet-i kerimesinin delâletiyle vazifeye mâni olmadığını beyan etmek isterim. Bu arada Samedânî başarılara, Süb- hânî yardımlara ulaşmanız niyazında bulundum. Mevlâ’m Hazretleri zahiri ve bâtını ilimlerinizi yüceltip o süretle büyük peygamberlere vâris olmayı nasîb etsin, âmin. Zahir ve bâtın ilmi ile peygamber varisliğinden söz açılınca hâliyle «Âlimler peygamberlerin vârisleridir.» ha- dîs-i şerifi hatıra geliyor. Bu yüzden şunu arzetmek iste rim: Bildiğiniz gibi hsdîs-i şerifte mevcud olan müsned ve müsnedün ileyhin ikisi de ma’rife olduğuna nazaran bu- ı-ada Peygamberimiz’in muradının ulemâyı tahsis olduğu şüpheden uzaktır. Buna göre Hazret-i Hakk - celle ve alâ -’nın şeriat ve tarikat İlmîni daha doğrusu zahir ve bâ tın ilmini, ihsân ile emr bi’l-ma’rûf ve nehy ani’l-münker vazifesini uhdesine tevcih buyurduğu kimse gerçek âlim dir. Yoksa zâhir ilmini tahsil etmiş ve kendine âlim süsü vermiş olan, âlimdir ve vâris-i enbiyâdır, demek değildir. Allah Teâlâ sizi ve bizi peygamber vârisliği ile merzûk kıl sın. Sizi ve bizi âlim kullarının halislerinden eylesin. Bâki i & es-Selâmü aleyküm. 21 Cemâdiye’l-âhır 346 . 1. Meryem, 12. 427

