Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
getiremeyen bazı kişilerin bir nizam ve düzen içinde yap tıkları hareketli zikrin, havâss-ı kiramın kendilerinden ve gayr-ı ihtiyarî yaptıkları gayr-i muntazam zikir ve hare kâtı ile kıyaslanamayacağı açık bir gerçektir. Netice ola-1 rak şunu söylemek isteriz ki, bir tarikata müntesib olan müridlerin gönüllerindeki hararet ve muhabbetten hassa ten amelden daha önemli olan hüsn-i niyyetten haberi ol mayanların böylesine mühim bir meselenin lehinde ve aleyhinde bir karar vermeye cesaret edemeyecekleri tabiî dir. Ancak âşıkların sultanı, vuslat sevdâlılarının rehberi, Mahbûb-ı Subhâni ve Gavsü’s-Samedâni Abdülkadir Gi- lânî (k.s.) Hazretlerinin türbelerinin bulunduğu Bağdad’- daki dergâh-ı şerifte görmüş bulunduğum zikr-i şerifin sâ dece oturarak tam bir edep ve sükûnet içinde Hz. Peygam- ber’in sünnetine eksiksiz uyularak icra edildiğini gördü ğümden, fakiriniz de bu dosdoğru şeklin dışına çıkılma sını söyleme cesaretinde bulunamam. Bununla beraber fikirlerime muttali olduktan sonra zat-ı âliniz tarafından verilecek hüküm ve kararın bize ulaştırılmasını rica ve daima iftiharla işitmiş olduğum il tifat ve dostluğumuzun devamını istirham ederim. . Bâkî, es-Selâmü aleyküm ve rahmetüllahi ve berekâ- tüh. 1 1. Al-i İmrân, 191, 383

