Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
KIYAM VE DEVRÂN HAKKINDA Arzolunur ki: Kıymetli mektubunuz teşekkürlerimle elime geçti. Ya pılan müracaat üzerine, kadiri dergâhında mûsiki eşliğinde icra edilen kıyâm ve devran zikrinin lüzumu mevzuunda- ki değerli görüşleriniz okundu. Fakir kardeşinizin de her ne şekil ve surette olursa ol sun zikrin devamından yana olan, bir dervişler hizmetçisi olduğunu bilmektesiniz. — Allah’ı ayakta, otururken ve yanları üzere yatar ken zikreden kimseler,1 âyet-i kerîmesi her ne kadar na mazı ayakta kılmaya gücü yetenlerin ayakta kılmaya, za yıf, güçsüz ve mecalsiz kişilerin oturarak, bunlara güç ye- tiremeyenlerin de hasta yataklarında kıldıkları namazla rın kabule lâyık görüleceği müjdesini veriyorsa da, hiçbir dakikalarını boşa geçirmeyen evliyâullah’ın zikir ve istiğ raklarıyla da tefsir edilmiştir. İşte buna binâendir ki, Aleyhissalâtü vesselam Efendi miz Hazretleriyle dört büyük halife ve diğer ashâb-ı ki ram efendilerimizin bir araya geldiklerinde oturarak yap mış oldukları zikir ancak oturarak yapılan zikrin değer ve üstünlüğüne delil olabilir. Yoksa bu âyetin ifade ettiği kı- yamî zikrin cevâzını ortadan kaldırmaz. Evliyaullah’ın bazılanmn Sultan-ı ezkâr’ın tesiri altın da bulunduklarında, tüyleri ve tırnaklarına varıncaya ka dar vücutlarının en küçük zerreleriyle bile zikredip hat ta hareket halinde bulunduklarından vecdin galebe ve baskısına karşı koyamadıkları, bu yüzden yalnız kıyam ile değil devrân ile de gönüllerini yatıştıramadıkları ve be lirli bir nizâma riâyet etmeksizin çok değişik şekillerde zikrettikleri de inkâr edilemez. Şu kadar var ki Sultan-ı ezkâra ulaşmamakla beraber şer’î mükellefiyetlerini ve ilâhı emirlerini hakkıyla yerine 381

