Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
'1 6. M e k t u b Cenâb-ı Kâdir-i ’Alîm ve Fatır-ı Hakîm kullarını zulmet-i " cehâletten halâs için rahmeten-li’l-âlemîn olan Hazret-i Mu hammed -aleyhisselâm-’a mahz-ı nûr olan bir düstûr-ı ilâhî bir mecelle-i ahlâkî ya’nî Kur’ân-ı Azîmü’ş-şân’ı ihsân buyurdu. Cenâb-ı Hakk’ı tevhıd ve irâde-i celılelerine teslîm, terakki- yât-ı maddiyye ve ma’neviyyeyi müfîd olan ulûm ve irfanı tahsil, iltizâm-ı iffet ve tarsîn-i esâsât-ı uhuvvet misillü be şerin irşâdı için ihtiva ettiği esbâbı îzâh eyledi. raw Bu düstûr-ı ilâhî’ye ri’âyet, bu mecelle-i ahlâkiyyeye tev fikan hareket edenler ahlâkın pâye-i bülendine vâsıl ve muh terem bir millet olmuşlar, allâmeler ve yüksek medeniyetin yetiştirebileceği en büyük insanlar vücûda getirmişlerdir. Bu ise Kur’ân-ı Azîmü’ş-şân’ın alelade .bir kitap olmadığı ve in sanları hâb ü gaflet ve cehâletten medâr-ı halâs olacak ah lâksızlığı, fenalığı kökünden çıkarıp muhabbet, sadâkat, mer hamet, cesaret, sa’y ü gayret gibi en kıymetli fezâilı ta’lîm ey leyen bir kitâb-ı Rabbânî, bir mecelle-i Rahmânî olduğundan başka bir şey olmadığı tezâhür eder. Bu Kur’ân-ı Kerîm’i dik katle mütâlaa edenler, insanların ihrâz edeceği bütün şân ve şerefi dünyevî ve uhrevî bütün selâmet ve saâdeti orada bu lacaklarına aslâ şüphe etmezler, Bu mukaddimeyi ifâdeden senra arz olunur ki: i i Ma’lûm olduğu gibi insanlar dünyâda olsun, ukbâda ol sun nâil-i saadet ve selâmet olmak için gâyet mühim gayet mukaddes iki şeye muhtaçtır. Bunların biri veyahut birincisi metâlib-i âliyye-i rûhiyyeden ibârettir ki, bu zirve-i a’lâ ve mevhibe-i azmaya nail olanlar yalnız uhrâda değil belki âlâda H 32

