Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
FİRKAT ATEŞİ Posta ile gönderilen telgrafınız, tarihinden bir ay son ra elimize geçti. Sevgili Hasan’ımızın hatırına birşey söy leyemiyorum. Yoksa söyleyecek çok şey var. Hele muka bele günleri o halavetli, o harâretli, o feyz ve bereketli ve o evliyaullah’ın teveccüh ve inâyetli günleri, âşıkların, sâ dıkların Allah’ı zikretmek için toplandıkları günleri gör seydiniz; muhakkak ağlardınız. Yüzünüzü görmekten uzak kalan gözlerimizin ve sözlerinizi işitmekten mahrum ka lan kulaklarımızın. halini duy saydınız mutlaka bâtınınızı dağlardınız. Yolculuk meşakkatleri, cehennem ateşinden bir parçadır hadîsini anlar, ayrılık ve yolculuğunuzun ce hennem ateşinden bir parça olduğunu canınız ve vicdanı nızla kavrardınız. Ne çare ki, şimdi nasibimizi sabır ve ta hammül sofrasında aramak mecbûriyyetinde bulunuyoruz. Bununla beraber birazcık ta ateşin güzelliklerinden bahsedelim. Şöyle ki, evvelâ ateşin kavurucu yakıcılığı ol masaydı Vuslatın doyumsuz lezzetinin kıymeti, gerektiği şe kilde anlaşılamazdı. İkincisi,geceleri sevgi ateşi alevlenme- şeydi hayal dünyasındaki kıvılcımları ateşlemek mümkün olmazdı. Üçüncüsü,aşk ateşinin mühim ve değerli hizmet leri, yapma ve yaptırmadaki üstün gücü inkâr edilmemeli dir. Başka maddelerle karışmış bir halde bulunan altın ları saf hale getirenin o ateş olduğu unutulmamalıdır. Ay nı şekilde daha dünyada iken iyilik ve güzellikleriyle kötülüklerini yok etmeyen günahkârları, afv ve mağfi rete mazhar olmayan âsî müminleri bilhassa cennete girme ve cennet nimetlerine nail olma şerefine erdiren yine ateştir. Şunu da bunlara ilâve olarak söyleyebilirim ki, vuslatta yarı firak, firakta ise visal ümidi var olduğun- 249

