Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Evet, bir insan, nefs ve şeytan gibi iki büyük düşma na karşı koyamayacağından bunlara galip gelebilmek ve Hakk’ın büyük lütfü, İslâmiyyet ve insâniyyetin de gayesi olan ebedî saadet ve selâmete nail olabilmek için yüce ta rikata girmek ve Peygamberimiz (s.a.v.) e kadar uzanan altın silsileye dâhil olmak lâzımdır. Tarikat yolcusu an cak mâ'nevî kuvvet ve İlâhî yardım sayesinde saadetinin düşmanı, mâ’nevî ilerleyişinin yol kesicisi olan nefis ve şeytana galebe eder ve Hakk Teâlâ Hazretlerine tam bir itâatia kendini ona yaklaştırır. Yani şeriatın doğru yolun dan zerre miktarı ayrılmaz. Allah Teâlâ: — Her nerede bulunursanız bulunun Allah sizinle be- râberdir.8 buyuruyor. Âyet-i kerîmedeki bu beraberlik zâta ve zamana inüteallik bir beraberlik olmadığı gibi hu lul ve ittihad yoluyla da değildir. Aksine bütün zuhur ma hallerinden şimşek ziyası gibi, sadece zuhur ve huzur su retiyledir. Yâni Hazret-i Allah bütün işlerimizi ve her hâ limizi bilmekte, görmekte ve vâkıf bulunmaktadır. Gök lerde ve yerde mevcûd bulunan herşey, O’nun kendi mül küdür Herkese iyi veya kötü ameline göre karşılık ver mek onun hakkıdır. Bu âyet-i celîleyi bildikten sonra halk tan birinin yanında çirkin bir fiili yapmaya cesâret edeme yenlerin Yüce Mevlâ’nın huzûrunda ne cesaretle o çirkin hareketi yapmaya teşebbüs edebilecekleri hayret verici bir husustur. Acaba bu gibilere akıllı denilebilir mi? Hakk Teâlâ Hazretleri birlik, kudret, büyüklük ve aza met gibi bazı İlâhî sıfatlarını beyan buyurduktan sonra kullarını yüce zatına îmana ve şanlı peygamberine inan maya çağırmaktadır. Daha doğrusu kullarına, kendisine bağlanıp itaat etmeyi; mallarını infâk suretiyle muhtaçla ra yardım etmeyi emir buyurmaktadır. Zira amel ve ibâ detten uzak olan bir îmanın; sadece dil ile «inandım» de menin kurtuluş sebebi olmaya yetmiyeceği hadîs-i şerifte de açıklanmıştır. Yine kesinlikle emredilmiş bulunan zekât ve tasadduk vazifelerini yapmayanlar önce yaratıcılarına âsî olmuş olacakları gibi insanların hakkını da ortadan kaldırmış ve bu surette .bahiller, pintiler denilen sefil güruha dâhil ol- [¡S 25

