Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
HAKKİ TESBÎH VE HAKK YOLUNDA ÎNFÂK fi & Kur’an-ı Kerîm'de muhtelif âyet-i kerîmelerde — Üç vakitte ve daimî surette her şey, Hak Teâlâ Haz retlerini bütün noksanlardan tenzih ile teşbih ve takdis eder.1 buyrulmaktadır. Varlıklar, akıl sahibi olanlar, ve akıldan mahkûm olan lar olmak üzere ikiye ayrılır. Akıl taşıyan varlıklar söz ve dil ile, akıldan mahrum bulunan eşya da rivayete nazaran yalnız hâl lisamyla Hak Teâlâ Hazretlerinin vahdâniyyet ve samedâniyyetini; her türlü kusur ve noksandan münez zeh oluşunu ikrâr ve itiraf etmektedirler, Zira yoktan mey dana gelen bir âlemin mâhir bir sanatkâra ve büyük bir yaratıcıya; vahdaniyyet2 ve samedâniyyets gibi kemal sı fatlarını kendinde toplamış ibâdet ve tâzime lâyık bir zâta her cihetten ihtiyâcı, kat’î delillerle sâbit ve apâşikârdır. — Yerde ve gökte eğer Allah’dan başka ilâh bulun muş olsaydı; düzen bozulurdu.4 mealindeki âyet-i celî- leden anlaşılacağı gibi, varlıkların ister seyyare ve yıldız lar gibi yüksekte; ister hayvanlar ve bitkiler gibi yeryü zünde bulhnsun; binlerce seneden beri değişmez ve sarsıl maz bir kaide ve hikmet üzere devam edegelmesi Cenâb-ı Allah’dan başka bir ilâh olmadığına kat’î sûrette delâlet etmektedir. — Allah Teâlâ Hazretleri evveldir; ezelîdir, âhirdir;* ebedîdir, sona ermekten münezzehtir. Zâhirdir; bu görü nen âlemin tamamı onun eser-i kudretidir. Bâtındır; ulû- hiyet sırları kâinatın her zerresinde gizlidir.5 ve her şe ye vâkıftır. Daha önce ve hâl-i hazırda bütün mevcudat, Hak Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerinin vücûd nurlarından akseden birtakım zerreler ve zuhür mahalleridir. Hakikat te ise Zat-ı Eceli ü Akdes’ten başka müstakil bir vucûd yoktur; «Lâ mevcûde illâ Hû». Bununla beraber Hakk Teâlâ Hazretleri kendi zatma mahsûs olan azamet ve ulûhiyyet sıfatlarını kendisinin dışında hiçbir varlığa vermediğin- i fes M' 21

