Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
41. Mektub fes 150 İhvân-ı tarikatın hakk-ı nâ-müstahıkk-ı fakiranemde beslemiş oldukları hiss-i merhamete mukabil her ne kadar te şekkür etsem azdır. Câriha-i iftirak ile mecrüh bulunan kalb-i dervişanemize medâr-ı tesliyet olmak üzere kemâl-i ezvâk ile irzân ve kemâl-i iştiyak ile ihsan buyurmuş olduğunuz mü- râsele-i nısfıl-muvâsalayı dest-i şükrana alıp uyûn-ı imtinân ile kırâat ve hakk-ı âlînizde;duâ-yı dervişânemi takdim-i bâr- gâh-ı icâbet eyledim. Cenâb-ı Allah -celle celâluh- Hazretleri medîne-i kalbinizi kendi muhabbet ve zikriyle münevver ve muhdbbet-i mâsivâdan hâlis ve mutahher buyursun âmin. Kale tebareke ve teâlâ Yâni «Cenâb-ı Allah biri muhabbet-i Mevlâ ve diğeri mu- habbet-i mâsivâya mahsus olmak üzere iki kalp vermemiştir.» Lâne-i muhabbet olan hâne-i kalp birdir. Herhangisine rabto- lunursa diğeri ehemmiyetten sâkıt olacaktır. Binâenaleyh ta- rîka-i aliyye ile âmil olan mü’min-i kâmilin meşâgıl-i Mesirede bile kalben Cenâb-ı Hakken zikriyle meşgul bulunmaları îcâb Ma’lüm-i âlîleri olduğu gibi hakikat dâima zahir ise de dünyanın muhabbet ve kesret-i meşguliyeti sâikasıyla kalb ü- zerine vâki olan kesâfet, inşânı, müşâhede-i hakkaniyetten bir derece mahrum ediyor. Yoksa Mâni, ve Mu’tî, Nâfi’ ve Dârr, Muhyî ve Mümît, Settâru’l-uyûb ve Gaffâru’z-zünûb yalnız Cenâb-ı Hâlik olduğu halde başka bir şeye muhabbet ve rabt-ı kalb eylemek asla câiz olamaz. Enbiyâ-yı ızâm ve evliyâ-yı kiram mal ve veled gibi bir şeye ızhâr~ı muhabbet etmiş iseler malı tahsil-i rızâ-yı Rabbâ- i te g S

