Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
HAYIRDA ÇIĞIR AÇMAK i» Bir hayli fakirane bekleyişten veyahut pederâne bir özleyişten sonra lütuf ve ihsan buyrulmuş olan, fâzıllara yakışır, inayetli mektubunuzu alıp afiyet haberlerinizin müjdesini tam bir sevinçle okudum. Mevİâm Hazretleri, maddi ve mânevi afiyetinizi dâimi kılıp ebedî saatetinizi muhabbet ve ihlas kucağınıza düşürsün. Kalbinizi sevgi evi, dostluk yuvası yapsın. Her sabah Câmi-i Kebir'de ihvan cemaatı ile cehri zi kir ve hatm-i hâceye devam ettiğinizi müjdeliyorsunuz. Son derece memnun oldum. Allah Teâlâ’nın, — Şükrederseniz, nimetimi artırırım,1 emrindeki şü kür, bildiğiniz gibi, «Yâ rabbi şükrederim.» demek de ğildir. Belki Allah’ın kendisine lütfettiği nimetlerin hepsini yaratılış maksadına uygun olarak kullanıp sarfetmek ma nasınadır. Şükrün en makbûlü ise sâri olan, yani ihvân-ı dîninin faydalandığı ibâdetten ibârettir. Nitekim Peygam ber - aleyhisselâm - ; — Hayra delâlet eden onu işleyen gibidir,2 ve: — Kim hayırlı bir iş başlatırsa, o hayırlı iş devam et tikçe ona ecir vardır,3 buyurmuştur. Orada bulunan kıymetli ihvanımız ile her ne kadar gö rüşme imkânımız olmadıysa da cümlesine fakîrâne selâm; larımın tebliğ buyrulmasını temenni ederim. Cenâb-ı Hakk ve Feyyâz-ı Mutlak cümlesini nefslerine hâkim kılarak kendisinin gerçek cemâline âşık eylesin. Ve o sayede âhi- ret yolculuğunu; haşir ve hesaplarını kolay eylesin. Şunu da ifâde edelim ki, Cenâb-ı Hakk’ın gerçek' ce-. mâline aşk ve muhabbet iddiasında bulunmayan hpmen yok gibiyse de bunu fiilen isbât zordur. Birçok kimseler bu hususta kendilerini aldatmış oluyorlar. Bir insan mu habbetinin mânâsını öğrenmek isterse onu, mal ve evlâ da karşı olan muamelesinden öğrenmelidir. İnsan nasıl va- 143 ■

