Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
İstikamet "Bu yol keramet yolu değil, istikamet yoludur". Yunus Emre'nin: "Bu kapıdan odunun da eğrisi girmez." düsturunca, insanları eğiten bu mektebin mürebbilerinin bariz sıfatı istikamettir. Nebiyyi Muhterem'in saç ve sakallarını ağartan namaz, oruç, hac ve zekat ayetlerinden ziyade, "Emrolunduğun gibi dosdoğru hareket et." (Hud:112) ayet-i çelilesi olmuştur. Bir kimsenin hayatı boyunca emr-i İlâhi'ye aykırı bir davranışta bulunmadan takip ettiği yoldur istikamet. Ümmilerin intisabı kolay ama seyr ü sülûku (manen yükselme, Allah'a vuslat) zordur. Alimlerin intisabı zor da olsa 'seyr ü sülûku'1 kolaydır. İlim nurdan bir perdedir. Nefsine tabi olanlar bu perdeyi zor yırtarlar. Fakat, teslim olunca da şer'-i mubîn'e riayet ettikleri için kolayca mesafe katedip Hakk'a ulaşırlar. Hâce Muhammed Bahâuddîn Nakşbend (k.s.) (718 791): "Bu yol akreb (hedefe en çabuk ulaştıran) yoldur." der. Allah'a (c.c.); üç, yedi, nihayet kırk gün gibi kısa zamanda eriştirir. Gelibolu'da askerlik yapan, Kadiri mensubu, kutb-ı cihan, Yahyalı'yı2 irşad ve ıslahıyla yaşanacak bir belde haline getiren, manevi mimar Yahya Efendi (k.s.), bir türlü nefsini ıslah edemez. Bu hâle taaccüp eden üstazı, mürakabe halinde iken onun

