Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
•54* Mukavkıs'a, Yemame meliki Hevde'ye, insanlık kurtul sun küfürden diye bütün âleme gönderdiği mektuplar da, irşad ve tebliğden bir an geri kalmamıştır. "Onlar iman etmeyecekler diye, neredeyse Sen kendine kıyacaksın." (Şuara: 3) Peygamberlerden boşalan irşad görevi, "Alimler, peygamberlerin varisleridir." (Buhari, İlim, 10) buyru lan, ulemaya tevdi edilmiştir. Aynı zamanda her müs- lüman da bu ulvi görevle memurdur. "Hepiniz ■ çobansınız, eliniz altındakilerden sorumlusunuz." (Müslim, İmaret, 5) "Günah işleyenlerin bulunduğu bir toplumda, önle meye gücü yeten kimseler olduğu halde bunu engelle mezlerse, Allah'ın, kendi nezdinden onların hepsini kapsayan bir azabın gelmesi pek yakındır." (Ebû Davud, İbn Mâce, Ahmed b. Hanbel) "Şunu yeminle söylüyorum ki, siz, iyiliği emreder, kötülükten sakmdırmaya çalışırsınız; aksi halde Allah, size, içinizden en kötülerinizi musallat eder. Sonra hayırlılarınız dua eder, fakat duaları kabul olmaz" (Ebû Davud, Melahim, 17; Tirmizi, Fiten, 9). "İnsanlarm en hayırlsı en çok okuyanı, en müttaki planı, iyiliği en çok emredeni, kötülükten en fazla sakmdırmaya çalışanı ve en çok sıla-i rahim, akrabayı ziyaret edenidir." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI, 432) İrşada ilk defa nefsimizden başlar, merkezden muhite doğru yayılırız. "Ey iman edenler, bizzat kendinizi ve aile efradınızı cehennemin ateşinden koruyun." (Tahrim: 6) "Hem âilene (ümmetine) namazı emret, hem de kendin ona sabırla devam et!" (Taha:132). Bu âyet-i celilenin inişiyle Efendimiz (s.a.v.), bir ay, mescide giderken ehlini ve lyalini namaza çağırmıştır. Yakın akrabayı, "En yakın hısımlarını uyar." (Şuara: 214)

