Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Mürşid-i Kâmil ve îrşâdı Irşâd: İrfan sahibinin, insanları Allah'ın yoluna sevketmesidir. İrşad eden kimseye de Mürşid-i Kâmili denir. Allah'ın doksan dokuz güzel isminden biri de "er-Reşîd" dir. İrşâdın zıddı idlal, saptırmakta. Şeytanm hilesiyle ilk hataya düşen de, atamız Adem (a.s.)'dir. İlk önce insanları Allah'a davet eden de Adem (a.s.)'dir. "Andolsun ki Biz, her ümmete: "Allah'a kulluk edin ve tağuttan sakının!" diye uyaran bir peygamber gön derdik." (Nahl: 36) Bütün enbiyanın gece gündüz demeden insanları uyarmalarına örnek teşkil eden âyet, kendisine bizim gibi bir insanın deli, yalancı dediği Nuh (a.s.)'un: "Ey Rabbim, ben kavmimi gece-gündüz davet ettim." (Nuh:5) niyazında yeralmaktadır. Kavminin, seni taşlarız vazgeçmezsen irşadından’demelerine mukabil yılmamış, dokuz yüz elli yıl mücadele etmiştir. On asır zarfında yedi veya seksen kişiye ulaşabilmiştir ancak. Peygamberimiz (s.a.v), panayırlarda, kapı kapı dolaşarak insanları Hakk'a davet etmiş, hatta kendisine en büyük sihirbazsm diyen Ebû Cehlin bile, yirmi dokuz defa kapısını çalmıştır. En çok eza gördüğü Taif seferinde, Habeş Kralı Necaşi'ye, İran kisraı Hüsrev Perviz'e, Bizans kralı Herakliyus'a, Mısır hakimi

