Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
•44« ctâîsı&£Qfo/aiûı$Kai’&cutaz£’ Ferîdüddîn Attâr (k.s.), Mantıku't-Tayr'da: "Ceyb-i gaybden (gayb âleminden) ibtida (evvelâ) zahir olan şüphesiz O'nun nüm cânı idi. Badehü (son ra) O nûr-ı mutlak bayrak açtı; arş ve kürsî ve levh ve kalem peydâ oldu. O'nun nûr-ı pâkinden çekilen bayra- ğm birisi âlemdir; diğeri dahi Âdem ve O'nun zürriye- tidir."1 buyurmuştur. îmam-ı Abdü'r-Rezzak (r.a)'ın rivayetinde Câbir b. Abdullah el-Ensârî (r.a.) buyurmuştur ki; - Yâ Rasûlallah! Anam babam sana fedâ olsun. Allah Teâlânın cümle eşyadan evvel halk ettiği ne nesnedir? Dedim, Buyurdu ki: "Yâ Câbir! Tahkikan Allah Tebâreke ve Teâlâ Hazret leri cemî eşyadan evvel senin Peygamberinin nûrunu kendi nûrundan yarattı. Daha şöyle eyledi ki; o nur, Al lah Teâlâ'nın kudretiyle dilediği yerlerde devredip ge çerdi. O zaman ne levh, ne kalem, ne cennet, ne cehen nem, ne melek, ne gök, ne yer, ne güneş, ne ay, ne cin, ne de ins vardı. Hâsılı mahlukattan bir nesne yaratılma mıştı." Ondan sonra buyurdular ki: "Hakk Teâlâ Hazretleri mahlukatı yaratmak dilediği zaman da o nûru taksim edip dört cüz kıldı: Evvelki cü zünden kalemi halketti, ikinci cüzden levhi halk etti, üçüncü cüzden arşı halk etti. Dördüncü cüzü taksim edip dört cüz kıldı: Onun dahi evvelki cüzünden arşı yüklenen melekleri halk etti, İkincisinden kürsiyi halk etti, üçüncüsünden geri kalan melekleri halk etti, dör düncü cüzünü yine taksim edip dört cüz kıldı: Evvelki sinden gökleri halk etti, İkincisinden yerleri halk etti, üçüncüsünden cennet ve cehennemi halk etti, dördün cü cüzünü yine taksim edip dört cüz kıldı: Evvelkisin den mü'minlerin gözlerinin nurunu halk etti, İkincisin-

