Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
•26* nâmelerini terennüm etmişlerdir. Yüzün Niyâzi eyle hâk dert ile bağrın eyle çak! Kalbin saraym eyle pâk, şayed gele Sultan sana! Yaratılanı yaratandan dolayı severek, bir gayr-i müs- limin dâhi hidâyetini isteme gönül zenginliğine eren kul, bütün mü'minleri kardeş bilerek, hatta onları ken disine tercih ederek,32 Rasûlullah (s.a.v)'ın izini takibe vesile olan üstazma sevgisiyle, Fahr-i Kainât (s.a.v.)'ın muhabbetine, O'ndan da İlâhi aşka ererek bahtiyar olur (kemâle erer). Seven sevilir. Peygamber (s.a.v): "Sevmeyen ve se vilmeyende hayır yoktur." buyurur. Peygamber Efendimiz (s.a.v): "Cenab-ı Hakk bir ku lunu sevdiği zaman Cebrail (a.s)'e, "Ben falanca kulu mu seviyorum, sen de onu sev." der. Cebrail (a.s) de o kulu sever. Sema halkına, "Allah falanca kulunu sevi yor, onu siz de seviniz." diye nidâ eder. Semadakiler de o kulu severler. Sonra Allah Teâla o kulun yeryüzünde de sevilmesini temin eder. Herkes onu sever." 33 buyur muşlardır. Rasûl-i Ekrem (s.a.v): "Allah Teâlâ'yı bütün kalbiyle seven birini görmek istiyorsanız, Huzeyfe'nin kölesi Sa- lim'e bakınız." buyurdu. "Ebûbekir'in fazileti namaz ve orucunun çokluğuyla değil, kalbine yerleşen sır sebe biyledir." Hadis-i Şerifindeki sır, marifet, Allah'a aşk nurudur. İlâhi aşka ermenin yolu Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in şu duasıyla ifade ediliyor. "Ya Rab- bi! Bana kendi sevgini, sevdiklerinin sevgisini ve beni senin sevgine yaklaştıracakların sevgisini ihsan eyle. Ve kendi sevgini bana, hararetten, susuzluktan yananların, soğuk suya kavuşmasını istemelerinden sevgili kıl."

