Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
• 20« Buyurur ki: "Onlar Cennet yemekleri yiyorlar." Sen ne yapıyorsun dediklerinde "Allahü Teâla benim yemeğe ve içmeye rağbet etmediğimi görünce bana kendisini görme nimetini bahşeyledi." buyurur. Ali b. Muvaffak (k.s): "İnsanlar yemek yiyorlardı. Melekler onların ağzı na taamlardan veriyorlardı. Bir kimseye tesadüf ettim, başım eğmiş dalgın dalgın bakıyordu. Rıdvan'a "Bu kimdir?" dedim. Mâ'rûf-u Kerhi'dir dedi. "Onun ibade ti cennet arzusu, cehennem korkusuyla değildi, onun için, ona Cemâl-i İlâhiye bakmak serbesttir." dedi." Yahya bin Muaz (k.s): "Bir gece Bayezid-i gördüm, yatsı namazından sonra sabaha kadar uyumadı. Gözle ri dalgın ve hayran bakıyordu. Secdeye kapandı. Başım kaldırdığında "Ya Rabbi! Birçok kimseler seni aradı, on lara su üstünde yürüme, havada uçma kerametini ver din. Ben bunlardan sana sığmıyor, Sen'den Sen'i istiyo rum." dedi."20 Sevri'nin Rabiatü'l- Adeviye (k.s)'ye "Senin imam- nm hakikati nedir?" sorusuna O: "Ben korktuğu için ça lışan kötü bir işçi, verilirse çalışan fena bir cariye gibi Rabbıma ibadet etmem. O'nu sevdiğim için ibadet ede rim." cevabını verir. Engin sevgisini şu ifadelerle dile getirir. "Sen tatlı ol da, bütün hayat zehir olsun. Sen razı ol da, bütün insanlar öfkeyle dolsun. Benim aram yeter ki iyi olsun seninle. İsterse harab olsun sonra bütün âlemle. Gerisi hep boştur, olursa benimle dostluğun. Toprağın üstündeki herşey toprak olacaktır elbet bir gün." Ebu Nasr Serrâc (v. 378) muhabbeti üç kısma ayırır: 1- MuhabbetüT-Âmme: Rabbımızm sonsuz nimetle ri neticesinde hâsıl olur.

