Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
•19* kellimlerle Arifler arasında, bu kelimenin farklı anlaşıl masına sebep şu görüşlerdir: Mütekellimlere göre "Al lah'ı seviyoruz"un anlamı, "O'na itaat ve hizmeti, O'nun bize vereceği lûtufları seviyoruz." anlammdadır. Arifler ise, Allah Teâlâ'mn zâtı için sevildiği, cennet ümidi ve cehennem korkusuyla sevilmeyeceği, O'na ta zim ve rızanm herşeyin üstünde olduğu görüşündedir ler. Dolayısıyla burada gaye, huzur ve ünsiyet (dostluk) elde etmektir.17 Hz. İsa (a.s), ibadetle yanıp yakılan bir kavme tesadüfle ibadetlerinin sebebini sorar, onlar da "Allah'ın ateşinden korktuğumuz için." dediklerinde İsa (a.s), "Allah, sizi korktuğunuzdan emin kılacaktır." buyurur. Bunlardan daha çok taatte bulunan bir gruba, ibadetlerinin sebebini sorduğunda, onların da cevabı "Allah'ın bize vadettigi cennet ve nimetler." olur. İsa (a.s) bu kavme de, "Allah'm, size vadettiğini vermesi üzerine haktır." buyurur. Daha sonra ibadet eden bir topluluğa niçin ibadet ettiklerini sorunca, onlar da ,"Biz Allah'ı sevenleriz. Ona ne ateşinden korktuğumuz, ne de cennet ve nimetlerine hasret çektiğimiz için ibadet ediyoruz. Sadece kendisini sevdiğimiz için ibadet edi yoruz." dediklerinde, İsa (a.s), "Gerçek Allah (c.c) dost ları sîzlersiniz; sizin aranızda bulunmam bana emro- lundu." buyurur.18 O'ndan O'nu İstemek Rabiatü'l- Adeviye (k.s)'nin yanında cennetten bah sedilince, "Önce ev sahibini sonra evini düşünün." der. , Sırattan geçerken "Tez geç ya mü'min, senin nurun be nim narımı söndürecek."19 diyen cehennem, nimetlerine iltifat etmeyip Cemâl-i İlâhiyi isteyen aşık kuldan cen net de şikâyetçidir. Bişr-i Hafi'yi rüyada görürler: "Ebu Nasr-ı Temâr ve Abdul Vehhab-ı Verrâk'm hâli nasıldır?" diye sorarlar.

