Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
60 Kemâle Dâir Sohbetler sürmet-i seniyelerine riâyetlerini biz de gerçekleştirelim. Onların edebini, ilmini, irfânını, aşk ve muhabbetlerini yansıtarak Kâmil insan olmanın yolunu tutalım. "Şöyle çay içerdi, şöyle yürürlerdi." gibi fizikî şekillerinden ziya de, Üstadlarımızın mücahede ruhuyla, ilim, irfan nuruyla dolmadıkça haklarını yerine getiremeyiz. İlâhiyat Fakültesini bitirmiş, uzun süre askere gideme miştim. Bizden önceki dönemler askerliklerini kısa devre yapıyorlardı. Bir gün: "Akşam haberlerini dinle." buyur dular. Haberlerde bizim de kısa devre askerlik yapmamıza Askerî Şûra'nın karar verdiği söylendi, Kısa devre asker likten sonra Üstadımız'ın mübarek ellerini öptüğümde unutamayacağımız şu sözleri söylediler: "Siz Allah'a sev gili olun, biz de sizi sevelim." Gaye, mürşidin Allah'a isyan olmayan emirlerine uya rak Cenâb-ı Hakk'a erişmektir. Kuru kuruya, "mürşidim" demekle bir yere varılmaz. Rabbimiz: "(Öyle mü'minler ki) onlar boş lakırtıdan yüz çeviricidirler." (Mü'minûn, 3) bu yurmaktadır. Yaşanan ânı fiile çevirerek Kur'an-ı Kerim'in hangi ameli istediğini bilerek "Ebu'l-vakt" (vaktin baba sı) olmalıyız. "İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır." Hadis-i Şerif'i gereğince ilimde, amelde, ibadet ve taatte ilerlemeliyiz. Kendimizi değiştirmek için tatillerimizde bile programlar yaparak vaktimizi boşa geçirmemeliyiz. Ebu'l-vakt olan Üstadımız'ı örnek alalım.

