Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Ali Ramazan Dinç 59 Hiç bir anlan boş geçmezdi. Yemek yerken bile; itikad, ibadet, ablak, muamelât konularında pek çok bilgileri öğ renirdiniz. Söyledikleri sözler hatırdan çıkmaz, âdeta mer mere kazılan yazı gibi nakşederdi gönüllere. 35 yıl önce vaaz ettikleri, Ürgüp'ün Taşkın Paşa köyün den bir amca bizi gördüğünde: "Haşan Efendi'nin oğlu Ali Ramazan siz misiniz? Babanızın yıllar önce anlattıkları hep hatınmızdadır. (Ağlamaklı bir şekilde) ne öğrendiysek on dan öğrendik." demişti. Efendimiz (k.s.)'in latife şeklinde anlattıklannı şimdi mûteber kitaplarda görüyoruz. Efendi miz (k.s.)'in bizim gibi insanlara menkıbe şeklinde sohbet ederken: "Karşıma ilim ehli insanları oturtun." buyurur, onlara sohbet ederken âdeta çoşarlardı. Ulemâdan Bekir Hocamız: "Şaşırdım kaldım, ben onu Kur'an'da hafız, ha dislerde muhaddis, tefsirde müfessir olarak gördüm." de mişlerdi. Ona layık olmayan bu kardeşiniz, kendilerinin: "İlmimi gizliyorum." buyurduklarını bizzat duydu. Her hâliyle örnek olan Üstadımız (k.s.), "îbnü'l-vakt" idi. İçinde bulunduğu zamanda yapılması en uygun olan işle meşgul olurdu. Bir gün Sami Ramazanoğlu (k.s.) Beylerbeyi'nde, Naci Özmine (r.h.a)'nin evlerinde sabahtan öğlene kadar konuşmuşlardı. Namaz kılınıp yemek yendi. Tekrar ikin diye kadar sohbet edildi ve namaz kılındı. Evlerine dön meyeceklerini, kendilerini beklememelerini tenbih için telefon etmek istediğini bildirdiler. Valide Sultan gelince ye kadar vaktimizi boşa harcamayalım buyururak, kitap tan bir buçuk satır kadar okudular. Kendilerini muayene eden doktor mübarek dillerinin devamlı zikirde olduğunu haber vermiştir. Doktor: "Üstadımız (k.s.)'ın her zerresi Cenâb-ı Hakk'ı zikretmesine rağmen, mübarek dilleri "Al lah" demekten müstağni olmuyor." diyerek hayranlıkları nı ifade etmişlerdi. Seksen yaşlarını geçmelerine rağmen vakitlerini en güzel şekilde geçimişlerdi. Fransızca'yı çok konuştukları hâlde Türkiye'den veya yabancı memleket lerden gelen müntesipleriyle hasbihâl için, İngilizce'yi de öğrenmişlerdi. Üstadlarımızın Peygamberimiz (s.a.v.)'in

