Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
K E M Â I. Â T genç kızın önünden yürüyerek yola devam etmesi, onun edep ve faziletteki üstünlüğünü gösterir bize. Cenâb-ı Hakk şefaatlerine mazhar kılsın. Nebilerin Vârisleri Velilerin, Âşık ve Sâdıkların Edebi Seriyy-i Sakatî (k.s): "Bir gece mihrapta ayağımı uzatmca bana şöyle nidâ olundu: "Meliklerle böyle oturuyor musun?" Bu hitaptan (azarlama) sonra ayağımı ne gece ne gündüz uzattım, buyurmuştur. Harîrî'den nakledildiğine göre: "Yir mi yıldan beri yalnız kalmasına rağmen Seriyy-i Sakati (k.s) hiç ayağını uzatmamıştır." Doktor, İmam~ı Azam (r.a)'a ayaklarını uzatmasını söyle yince ters istikamete uzatır. Sebebini sorduklarında: "Ayağı mı uzatmamı emrettiğiniz tarafta, hocam Hammad Hazretle rinin evi vardı." buyurur. Hicri 918 yılında, Üstad Şemseddin Dimyatî, yolda bir âmâyı görür görmez hayvanından iner, ellerini öpüp ikramla yolcu eder. Bu zât kimdir? dediklerinde: "Ben çocukken bir miktar kendisinden Kur'ân dersi aldığım üstâdım olur." der. Dedem Mustafa Hulûsi (k.s)'nin yanından saliklerden Kıla vuz Hafız at üzerinde geçer. Bu saygısızlığının cezasını, üç ay feyzi İlahîden mahrum kalarak çeker. "Kâmil insanların huzurunda hafifçe selam vermek, az oturmak, az konuşmak edebdendir. Hacca giden bir veliye, başka bir zât refakatçi olarak evladından birini tahsis eder. Hacc dönüşü, "Evladımızı nasıl buldun efendim." dediğinde, "Kesret-ü kelam" (çok konuşuyor) buyurur. Evladına, "Ne konuştunuz hazretle?" der. O da, "Hiç konuşmaya fırsat ol madı. Çünkü Efendi Hazretleri hep taatle meşguldü. Sadece ilk vardığımda ismimi sordu, ben de "Ali oğlu Veli." dedim. 114

