Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
K E M Â L A T şılır. Amel, ilimle salah bulur. Amel ile matlûba nail olur. Edep, hayır ve faziletlerin hepsidir. En küçüğüne varıncaya kadar bütün ahlâk kaidelerine riayet, terbiye, gaye, değer va sıflarına da edep adı verilir. Fukahâ arasında edep, sünnet- i seniyyedir. Ariflerin ıstılahında edep, Allah'ın koyduğu esası koru mak, tarikat-ı âlî'nin emir ve tavsiyelerine uymaktır. Ebû Ali ed-Dekkak (k.s): "İbadet cennete, ibadette edep ise Cemalullah'a götürür." buyurur. Yahya b. Muaz (k.s): "Kim Allah'ın edebiyle edeplenirse, Allah'm muhabbet ehlinden olur." buyurmuştur. Ebû Ali'nin: "Evinde edepsiz olanı kapıya, kapıda edepsiz olanı ahıra sürerler." şeklinde buyurduğu rivayet edilmiştir. Zünnûn Mısrî (k.s): "Edebi terk eden mürid, geldiği yere gider. Arif için edep, mübtedi (tarikata ilk giren) için tevbe gereklidir." buyurmuştur. İnsanlar edepten çok söz etmişler dir. Biz diyoruz ki: "Edep, nefsini bilmektir. Kendini bilen Rabbini bilir." Cevheri, Edebi İki Kısma Ayırır 1- Edebü'n-nefs 2- Edebü'd-ders. Edep, zahiri ve bâtmî diye iki bölümde mütâlâ edilir. a) Zahiri edep: Şerî emirlerle bedeni tezyin etmek. b) Bâtınî edep: Kalbi zikir, şükür, takvâ ve haşyetle ihya etmek. Ebû Nasr Serrâc Tûsî, Edebi Üç Sınıfa Ayırır 1- Dünya ehlinin edebi: Güzel konuşma, şiir, bilgi ve siya set ilmi. 108

