Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
A H I. Â K öğretiniz." "Hiçbir baba, evladına güzel edep (ve terbi- ye)'den daha değerli ve üstün birşey vermemiştir." "Her ço cuk doğduğu zaman fıtrat-ı İslam üzere doğar. Sonra ana ba bası onu, Yahudi, Hristiyan, Mecûsi yapar." "Hangi bir ana, evinde oturur ve çocuklarırun terbiyesi ile uğraşırsa, o ana benimle cennette beraberdir." Hadis-i Şeriflerinde ifade bu yurdukları şekilde yetiştirmeye memurdurlar. İnsan, kendi kâbiliyetlerini, kendi kendine geliştirme yete neğine sahip değildir. Yetiştirilmesi için eğitime muhtaçtır. Hayvan ise kendine has faaliyetlerini yapmak için doğuştan yeteneklidir. Onun bir önceki neslinden alacağı bir kültür hâ zinesi olmadığı gibi kendinden sonrakine bırakacağı bir şeyi de yoktur. Kainatta her varlık kendi özünün doğrultusunda harekette bulunur. Ürünle tabiat arasında bir bağlantı vardır. Elma ağacından armut meyvesi almamız imkansızdır. Bütün gezegenler, kainattaki yerlerini, kendi niteliklerine göre al mışlardır. Görevlerini de bu özelliklerine göre yerine getirir ler. Yıldızdan güneşin görevini, güneşten de yıldızm görevi ni bekleyemeyiz. İnsanm özünde ise kulluk vardır. Mevlânâ Celâleddin (k.s)'in: "İnsan ile hayvan arasındaki fark, edeptir." diye vasfettiği edeb teriminin, lügatte, iyi ter biye, naziklik, usluluk, zariflik, karşısındaki insana lutufla, en güzel şekilde muamele etmek gibi anlamları vardır. Ebu Said Hâdimî (r.a): "Edep; aklın dıştan görünüşüdür." buyurmuştur. Seyyid Şerif (r.a)'in Tarifat'ında: "Edep, kendisiyle fena lıklardan korunulan şeyi bilmektir." der. Muhammed b. Tayyip el-Fâsî: "Sahip olan kişiyi küçük düşürücü durumlardan koruyan meleke." diye tarif eder edebi. Avârif adlı eserde de belirtildiği üzere ilim, edep ile anla- 107

