Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
U S Û I Aşk merdivendir, gaye değil maksada ulaşmaya, ermeye, İlâhi aşka vasıl olmaya vesiledir. Beşerî aşkta; dağı, taşı, tabi atı, kadını, kızı sevmede ipin ucunu Mevlâ'ya teslim edenler, eserden müessire, nakıştan nakkaşa (yaratılan eşyanın yara- danına) geçenler, kainatta bulunan her eşyanın Cenab-ı Hakk'ın varlığına bir delil olduğunu görenler, yanılmamış, İlâhi aşka ermişlerdir. Hatta eserde kalan, maddi zevklerle deliye dönen Mecnun, bir seher vakti Leylâ, Leylâ derken Mevlâ, Mevlâ demeye başlamıştır. "Leylâ Leylâ deyü Mecnun nice dem yandı yakıldı. Son demde dedi: "Bana bu kavga nemelazım." Nice maceralardan sonra kendinden ayrı zannettiği gü zelliği kendinde bulan aşıklar, vahdet sırrına ererek İlâhi aş ka kavuşmuşlardır. "Bende olan aşikâr sensin: Ben had yoğum ol ki var sensin." Fuzûli "Bana bende demen bende değilem Bir ben vardır bende benden içerû." Yunus Emre Allah'ı Bütün Kalbiyle Sevmek Gönlündeki İlâhi zevkin tadına varan, hadis-i kudsi'de, "Beni ne sema aldı, ne arz. Beni (rızamı), kâmil mü'minin kal bi aldı." sırrına erişerek gönlünün arşullah, kenzullah (Al lah'ın hâzinesi), beytullah (Allah'ın muhabbetevi) olduğunu anlayan Hak aşıkları: 67

