Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
K E M Â L A T mâl-i İlâhiyi isteyen aşık kuldan cennet de şikâyetçidir. Bişr-i Hafi'yi rüyada görürler: "Ebu Nasr-ı Temâr ve Ab- du'l-Vehhab-ı Verrâk'ın hâli nasıldır?" diye sorarlar. Buyur ur ki: "Onlar Cennet yemekleri yiyorlar." Sen ne yapıyorsun dediklerinde "Allahü Teâla benim yemeğe ve içmeye rağbet etmediğimi görünce bana kendisini görme nimetini bahşeyle- di." buyurur. Ali b. Muvaffak (k.s): "İnsanlar yemek yiyorlar dı. Melekler onların ağzına taamlardan veriyorlardı. Bir kim seye tesadüf ettim, başını eğmiş dalgın dalgın bakıyordu. Rıdvan'a, "Bu kimdir?" dedim. Mâ'rûf-u Kerhi'dir dedi. "Onun ibadeti cennet arzusu, cehennem korkusuyla değildi, onun için, ona Cemâl-i İlâhiye bakmak serbesttir." dedi." Yahya bin Muaz (k.s): "Bir gece Bayezid-i gördüm, yatsı namazından sonra sabaha kadar uyumadı. Gözleri dalgın ve hayran bakıyordu. Secdeye kapandı. Başını kaldırdığında, "Ya Rabbi! Birçok kimseler Seni aradı, onlara su üstünde yü rüme, havada uçma kerametini verdin. Ben bunlardan Sana sığınıyor, Sen'den Sen'i istiyorum." dedi."20 Sevri'nin Rabiatü'l- Adeviye (k.s)'ye, "Senin imanının ha kikati nedir?" sorusuna O: "Ben korktuğu için çalışan kötü bir işçi, verilirse çalışan fena bir cariye gibi Rabbıma ibadet etmem. O'nu sevdiğim için ibadet ederim." cevabını verir. Engin sevgisini şu ifadelerle dile getirir. "Sen tatlı ol da, bütün hayat zehir olsun. Sen razı ol da, bütün insanlar öfkeyle dolsun. Benim aram yeter ki iyi olsun Seninle. İsterse harabolsun sonra bütün âlemle. Gerisi hep boştur, olursa benimle dostluğun. Toprağın üstündeki herşey toprak olacaktır elbet bir gün." Ebu Nasr Serrâc (v. 378) muhabbeti üç kısma ayırır: 62

