Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
1 K C: M Â I Â T bi, yaşlı gözleriyle "Allah" diye feryat eder ve, "Bu hal ile ca nımı al yâ Râb." der. Es'ad-ı Erbili'nin halifeleri şeyh Mustafa Hulusi (k.s)'nin sohbet halkasını dağıtmanın türlü planlarını kuran, dağlarda eşkıya, bağlarda hırsız, İpsiz Ahmet Ağa, isyanından neda metle: "Onlar Hakk'ı ansın da ben onlara hile kurayım. Bu olacak iş değil." deyip zikir halkasına yönelir. Dedem Şeyh Mustafa Hulusi (k.s): "İpsiz Ahmet Ağa ıslah oldu, kapıyı açın." buyurur. Ahmet Ağa gözyaşlarıyla sohbete dahil olur. Çok geçmeden nefsin mertebelerini aşarak gönül fethine eri şir. Ricalullah'tan olduğu da söylenir. Camilerde ara ara Allah diye cezbelenir. Bir seher vakti Mevlâ'yı zikrede ede maşuk-i hakikisine kavuşur. Oturup kalktığı her yerde Hakk'ın senâsıyla meşgul olan Üstaz-ı Âlimiz Hacı Haşan Efendi (k.s): "Bize, isyanda olan kimseleri gönderin." diyerek sayılamayacak insanın irşad ve ıslahını sağlamıştır, biiznillah-i Teâlâ. Bir misal arzetmek ge rekirse; onbinlerin iştirak ettiği Adana'daki vaazlarında, isya na gitmekte olan bir kadın, zanilerin Allah katındaki cezasını duyunca olduğu yere düşer. "Allah beni bağışlar mı?" diye Adana'nın müftüsüne mektup yazar. Sonra günahlarından tevbe ederek Mevlâ'ya yönelir. Kıyamete kadar mühlet isteyen şeytan ve avanelerine kar şı mücadeleyi her an diri tutup, kafalardaki ve gönüllerdeki karanlıkları ilimle, irfanla, aydınlığa kavuşturmalı, "İki günü birbirine eşit olan ziyandadır." gerçeğini kendimize şiar edi nip, her zaman yeni mânevi fetihlere yönelmemiz gerektiğini aklımızdan çıkarmamalıyız. 1- Nahl: 16/125 2- Mustafa Kara, Tekkeler ve Zaviyeler, Dergah Yayınları 198

