Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
İSLÂM Ahmet Yesevi'nin sâlikleri ve Horasan erleri, Kuzey Afrika'yı İslâmlaştıran Senûsi, Mergâni ve Ticâni gruplarının mensup ları, Uzakdoğu ve Güney Asya'ya ulaşan zahitler, "Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel olan bir şekilde mücadele et."1 ferman-ı İlâhiyyesiyle kalplerin fet hini gerçekleştirdiler. Cava adasını fetheden dokuz velî ve Ka- zeruniyye tarikinin bağlıları da gönülleri fethettikten sonra ülkeleri ellerine geçirdiler. Osman Gazi oğlu Orhan Gazi'ye: "Oğlum! Kuru kavga ile cihangir olma sevdası bize yaraşmaz. Bizim maksadımız Al lah ve din yolunda cihad eden olmaktır." nasihatiyle Alpars lan'dan beri Anadolu'nun ve Osmanlı medeniyetinin ruh kö küne vücut veren zihniyete tercüman olmuştur.2 Fatih Sultan Mehmed'in, "İstanbul elbette fetholunacaktır. Onu fetheden emir ne güzel emirdir. Ve onu fetheden asker ne güzel askerdir." şeklindeki Efendimiz (s.a.v)'in müjdesine ermesindeki sır, mürebbü, mürşidi Akşemseddin (k.s)'le olan kalbî irtibatı, ricalullahın, ordusunda bulunması, ulemadan Molla Gürani ve Şeyh Sinan gibi zevat-ı kiramla kurduğu mü nasebettir. Osmanlı'yı ayakta tutan değerler; nizam ve intizamı temin eden ordu, ilim ve irfanı aşılayan medrese, edep ve erkanı öğ reten tekkedir. Allah (c.c.)'a Açılan Kapılar Nefsinin esiri binlerce insanı ıslaha çalışan meşayih-i ki ramdan Es'ad-ı Erbili'ye "Dinsiz Kadir" lâkaplı biri: "Herkesi ıslah ediyormuşsun, haydi beni de ıslah et." der. Es'ad-ı Erbi- li'nin: "Abdest al, gözünü yum, karşıma otur." sözlerine, "Alalım, yumalım, oturalım bakahm." şeklinde karşılık verir. Abdest alıp gözlerini kapayan zât, bir müddet sonra ateşli kal- 197

