Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Ahlâk tur. İnsanları Allah yolundan sapıtmak için O'na eşler ve or taklar koşar. De ki, bu nankörlükte kısa bir müddet daha sa fa sür. Sen de cehennemliklerdensin." Allah'ı medh ve sena ederek, O'na aczimizi arz edip, lütuf ve yardım beklemektir dua. "(Ey Habibim!) Kullarım, Sana Beni sorarlarsa, (onlara bildir ki) şüphesiz ben (onlara) yakı nım! Bana dua edince dua edenin duasma icabet ederim. O halde onlar da benim (emirlerime) icabet etsinler. Bana iman etsinler ki (Hakk'ı bulacakları yola) irşad olsunlar."7 Dua ile alâkalı konuları ihtiva eden 200 ayet-i celîle vardır Kur'an-ı Kerim'de. Teşbih ve zikir, tazarru ve niyazla gece gündüz, Allah'a yalvarıp yakaran Efendimiz (s.a.v)'in, duala rıyla ilgili hemen hemen bütün hadis kitaplarında husûsi bir bölüm vardır. "Kitabü'l-Ezkâr ve-d-Daavât ve Tefsîruha", "Kitabü'd-Dua" sadece buraya kaydedebildiklerimiz. Lüzum ettikçe kullanabileceğimiz ebatta daha dolu kitapçıklar mev cuttur. Mahmud Sami Ramazanoğlu (k.s)'nun "Dular ve Zi kirler" kitabı bunların en mühimlerindendir. Allah'ın ezelde takdirini dua değiştirmez. Bu sebeble du aya gerek yoktur diyenlere İmam Gazali (r.a): "Dua ile kazâ- nın savuşturulması da kazadır." diyerek cevap vermiştir. İmam Rabbânî (r.a) Kazayı İki Kısma Ayırır 1- Mübrem kazâ 2- Muallak kazâ Mübrem kazâ, kesinleşmiş ve hiçbir surette değişmeyen dir. Cenâb-ı Hakk: "Bizim nezdimizdeki söz değiştirilmez."8 ayetiyle ifade eder bu gerçeği. Muallak kazâ, şarta bağlı olandır. "Allah dilediğini silip iptal eder, dilediğini de sabit kılar."9 Ashab-ı kiram: "Ey Allah'ın Rasûlü! Bizim amellerimiz, 157

