Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
K E M Â I Â T Dua, âsiler için Allah'ın affına erdiren merdivendir. Ebu Hureyre (r.a)'den rivayetle Peygamberimiz (s.a.v): "Rabbi- miz her gece, gecenin üçte biri kaldığı zaman, dünya seması na iner ve buyurur ki: "Yok mu dua eden? Yok mu benden is teyen? Yok mu bağışlanmasını isteyen? Ben de onu bağışla yayım." buyurur. Dua, kul ile Allah arasında manevî bir alış-veriştir. Dua, sevgiliye sunulan iştiyak lisanıdır. Dua, günahlardan arınmadır. Efendimiz (s.a.v): "Al lah'ım! Günahlarımı kar ve dolu ile temizle; beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi kalbimi günahlardan arındır."3 bu yurmuşlardır. Doğarken, ölürken, hayatla memat arasında ferdî ve İçti maî bütün görevlerimizde duanın ehemmiyeti pek büyüktür. Salat kelimesinin de asıl anlamı dua olduğuna göre4, günde beş vakit namazımızda ve nafile taatlerimizde Allah'a dön mekteyiz. Sadece biz değil, bütün mevcûdat Rabb-i zü'l-Ce- lâl'e yönelmektedir. "Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Al lah'ı teşbih etmektedir."5 Âciz, fâni varlığın âlî ve bakî olan varlığa halini arz etme sidir dua. Dua, kulun Mevlâsına yalvararak ve korkarak ilti ca etmesi sebebiyle en iyi ibadet şekli sayılmıştır. Cenâb-ı Hak: "Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua ediniz."6 bu yurur. Dua; Kurtuluş Kapımız Ümitlerin yok olduğu anda yapılan dua makbuldür. Yal nız, istenilenin yerine getirilmesinden sonra Allah'ın unutul maması gerekir. "İnsana bir zarar dokundu mu, hemen sami miyetle Rabbine yönelerek, O'na dua eder. Hakk Teâlâ ken disine bir nimet ihsan etti mi, önce yalvarıp yakardığını unu- 156

