Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
55 bayram sabahı duâ ederler. Âmîn sadâsı Allah (cc) sadâsı- na dönüşür. Ağlayan, sızlayan, kendini duvarlara çarpan kimseler olur. Ashâb-ı Suffe’de Efendimiz (sav)’in mes- cid-i saâdetinde duâ ettiklerinde de aynı hâl zuhûr eder. Sohbetlerinde tüyler ürperir, gözler yaşarır, o anda “Hoş geldin Yâ Resûlallâh, Yâ Ebâbekir……” diyerek ashâb-ı güzîni ve silsiledeki efendilerimizi bir bir sıralarlardı. Bu huzurlu hâli anlatmak için, o ânı yaşamak gerekir. Mübârek bir gecede zikir esnâsında yanında bulunuyordum. “Ve hüve maaküm eynemâ küntüm.” ‘Siz nerede olursanız olun, O sizinle berâberdir’ âyetini çokça tekrarlıyordu. O esnâda ellerini semâya kaldıranlar, bayılıp yerlere düşenler pek çoktu. Cübbe-i Saâdet bahşolunduğu günlerde iki gözümüz iki çeşme, kalbimiz şâirlerin dediği gibiydi: “Aşkınla buhurdan gibi tütmekte bu kalbim. Sensiz bana cennet bile hicrandır Efendim.” diyordu âdeta. Bunlar tecellî değil de nedir? Gelmesi muhtemel olan belâ ve musîbet ilk defa bun- ların üzerine konar. Es’ad-ı Erbilî (ks): “Ne yerden kârubân-ı gam göçer olsa konar bende, Belâ râhında şimdi muayyen bir menzil oldum ben.” Aleyhissalât ü Vesselâm Efendimiz: “Sa’d bin Ebi Vakkas (Radiyallâhu Anh) şöyle dedi: “Rasûlullâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)’e: −Ya Rasûlallâh! İnsanların belâ yönünden hangisi daha şiddetli olur? dedim. Rasûlullâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem): − ‘Belâ yönünden insanların en şiddetlisi, Nebîlerdir! Sonra rütbece en üstün olanlardır! Kul dînine göre belâya uğratılır! Kişi dîninde kuvvetli ise belâsı şiddetli olur! Eğer

