Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
51 esrârına vâkıf olanlar, Arş-ı A’lâ’da dolaşır. Risâlet yönüy- le Peygamberler bir olup, devirlerindeki üstünlüklere göre farklı oldukları gibi, velâyet ölçüsü içerisinde meşâyih-i kiram da farklıdır. Âdem aleyhisselâma Safiyullâh, Nûh aleyhisselâ- ma Necîullâh, İbrâhîm aleyhisselâma Halîlullâh, Mûsâ aleyhisselâma Kelîmullâh, Îsâ aleyhisselâma Rûhullâh, Muhammed aleyhisselâma Habîbullâh denir. Bu güzel sıfatlarla mevsuf olan Peygamberlerin sahaları da farklıdır. “Hiçbir peygamber yoktur ki, onlara kendi zamanla- rındaki insanların inandıkları bir mûcize verilmiş olmasın. Bana mûcize olarak verilen ise ancak Allâh’ın bana vahyet- tiğidir.”1 Peygamberlerden beklenen mûcizeler, o dönem- deki hâdiselerle ilgilidir. Hz. Mûsâ’nın döneminde sihir, Hz. Îsâ devrinde tıp ilmi, Hz. Muhammed devrinde de şiir ve edebiyat önemli bir yere ulaşmıştır. Mizaclarına göre farklılık arzeden velîler, Âişe (r.anhâ) annemize sorulan soruya verilen cevaptır. Sa’d ibni Hişam R.A: - Ey Mü’minlerin annesi! Bana Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in ahlâkını anlat, dedi. Hz. Âişe (r.anhâ): - Sen Kur’ân’ı okuyorsun değil mi? diye sorunca Sa’d: - Evet, okuyorum, diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Âişe (r.anhâ), yukarıdaki sözü söyleyerek: - Nebiyy-i Muhterem sallallâhu aleyhi ve sellem’in ah- lâkı Kur’ân idi, dedi. Nebîler ve velîler hep bir kaynaktan beslenmiştir. İçtikleri su da aynı menbadandır. İlâhî nûra âyine olan Efendimiz 1 Buhârî, İ’tisâm, 1.

